Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacılar vekili, tarafların mirasbırakan babalarından intikal eden 746,747,751 ve 756 parsel sayılı taşınmazları paylaştıklarını, bu paylaşım sonucunda 747 parselin davalıya, diğer parsellerin ise vekil edenlerine isabet ettiğini, davalının kendisine düşen 747 parseli sattığını açıklayarak 746,751 ve 756 parsel sayılı taşınmazların muris adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında herhangi bir taksim yapılmadığını, davalının 747 parsel sayılı taşınmazı sattığını, ancak satış bedelini tüm mirasçılara verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kayıt maliki ...'un ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan taksim sözleşmesi sonucunda 747 parsel sayılı taşınmazın davalıya verildiği, davalının da bunun karşılığında muristen kalan diğer taşınmazlardaki payını diğer mirasçılara devrettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 746,751 ve 756 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan ... adına olan tapu kaytlarının iptali ile 1/6'şar payla davacılar adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire’mizin 14.12.2015 tarihli ve 2014/14177 Esas, 2015/22509 Karar sayılı ilamı ile “Mahkemece hükme esas alınan ve yukarıdaki bent gereğince Dairece de geçerli olduğu kabul edilen miras payının devri sözleşmesi 1985 yılında yapılmış olup, bu tarih itibarıyla taraflar dışında tarafların anneleri ... da mirasbırakan ...'un mirasçısıdır. Anne ... sözleşmeden sonra 2011 yılında ölmüştür. Sözleşme tarihi itibariyle mirasçılardan tarafların annesi Teslime sağ olduğuna ve sözleşmede imzası bulunmadığına göre, 1985 tarihli sözleşmenin taksim sözleşmesi değil miras payının devri sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir. O halde dayanılan miras payının devri sözleşmesinin anne ...'tan gelen miras payını da içerdiği söylenemez. Mirasbırakan ...'tan eşi ...'a intikal eden payda davalının da miras payı oranında hakkı vardır. Durum böyleyken, mahkemece mirasbırakan ...'un mirasından eş/anne ...'a kalan kısım dışında davalı ...'un miras payının iptaliyle davacılar adına eşit paylı olarak tesciline karar verilmesi gerekirken, ...'un miras payını da kapsayacak şekilde iptal-tescile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozamaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, Mahkemece Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişilerden alınan ek raporda muris ...'un mirasından eşi/anne ...'a kalan kısım dışındaki davalı ...'un miras hissesinin 3/28 olduğu, her bir davacıya düşecek kısmın 3/168 olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin mevcut haliyle miras payının devri niteliği sözleşmesi niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalıya isabet eden 3/28 payın iptali ile davacılar adına eşit oranda tesciline karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava tapu iptal tescil istemine ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kayıtları incelendiğinde malik olarak henüz tarafların kök murisi ... olduğu halde hüküm fıkrasında davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali denmek süretiyle çelişki yaratıldığı ve hükmün infazında tereddüt hasıl olacağı anlaşılmışsa da bu yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendi olan “1- Davanın KABULÜ ile dava konusu Mersin ili Yenişehir ilçesi Menteş köyü 746,751 ve 756 (yeni parsel noları: 10966 ada 2,10967 ada 4,11420 ada 1,11424 ada 1) parsellerde davalı adına kayıtlı 3/28 payın İPTALİ ile davacıların her biri adına eşit oranda olmak üzere 3/168'er pay TESCİLİNE,” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “1- Davanın KABULÜ ile dava konusu Mersin ili Yenişehir ilçesi Menteş köyü 746,751 ve 756 (yeni parsel noları: 10966 ada 2,10967 ada 4,11420 ada 1,11424 ada 1) parsellerde kök muris ...’tan davalıya intikal edecek olan 3/28 payın İPTALİ ile davacıların her biri adına eşit oranda TESCİLİNE,” ibaresinin yazılmasına, HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.