Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü saat 21: 15 sıralarında katılan ...'nin sevk ve idaresindeki motosikletle meskun mahalde, bölünmüş, çift yönlü, iki şeritli yolda seyir halindeyken iddiasına göre istikametine göre solundaki apartman arası tali yoldan ana yola çıkış yaparak yolu kapayan sanığın sevk ve idaresindeki otomobile çarpmamak için direksiyonu sağa kırdığı akabinde sürüklenerek yolun sağındaki su arkına devrildiği, kendisinin basit tıbbi müdahale ile giderilemez, 2. Derece kemik kırığı oluşacak şekilde, yanında yolcu olarak bulunan katılan ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, keşfe binaen alınan bilirkişi raporunda sanığın kusursuz olduğunun belirtildiği, mahkemece sanığın çelişkili beyanları ile bir kısım tanıkların zor da olsa katılanların iddia ettiği yerden araç girişinin mümkün olduğu beyanları dikkate alınarak sanığın tali kusurlu olduğunun tespit edildiği olayda;
Hakimin bilirkişi raporunda belirtilen kusurla bağlı olmadığı, kusur tayinini kendisinin yapması mümkün ise de dosyadaki bilgi ve belgelerden sanığın katılanların iddia ettiği yerden çıkış yaparak kazaya sebep olduğuna ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz önünde bulundurularak sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.