Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 3 parsel sayılı taşınmazın, tarafların murisi ... adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın vasfının, avlulu kargir ev ve iki ahır olarak göründüğünü, ancak fiili durumda evin ikinci ve üçüncü katının bulunduğunu, ikinci katı vekil edenlerinden Sebahattin’in, üçüncü katı ise vekil edenlerinden Ömer’in yaptığını açıklayarak, ikinci katın vekil edenlerinden Sebahattin, üçüncü katın ise vekil edenlerinden Ömer tarafından yapıldığının ve mülkiyetinin vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... vekili ile davalılardan Zekiye, Rukiye ve Özay, dava konusu yapının tamamının muris tarafından yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuş, davalılardan Sebahat ve Merdan ise davacıların davasını kabul etmiştir.
Mahkemece davacılardan Sebahattin açısından davanın kabulüne, Ömer açısından ise davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, Dairenin 30.5.2017 tarihli ve 2017/12258 Esas, ve 2017/7969 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar davalılardan ... tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, muhtesatın tespiti isteğine ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalılardan ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur(4721 s.lı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhtesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhtesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhtesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad. 722,724, ve 729). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhtesatın mülkiyetinin tespiti isteğinin, muhtesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhtesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, davaya konu edilen katların davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, dava konusu katların mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamış, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 1.bendinin HUMK'un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının 2. bentte açıklanan nedenle kabulü ile, hükmün 1. bendindeki “.... dolayısıyla bu avlulu kargir yapının zemin kat üzeri birinci katındaki 114-m2 yüzölçümlü evin mülkiyetinin davacılardan ...'e ve zemin kat üzeri ikinci katındaki 65-m2 yüzölçümlü evin mülkiyetinin ise davacılardan ...'e ait olduğunun tespitine, bu avlulu kargir binanın zemin kat üzeri birinci katındaki 114-m2 yüzölçümlü ev ve zemin kat üzeri ikinci katındaki 65-m2 yüzölçümlü ev ile davalı diğer hissedarların veya başkaca bir kimsenin ilgilerinin olmadığının ....” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, davalılardan ... vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.