TCK'nın 157/1,52,53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafi ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, ruhsatı kendi üzerine kayıtlı aracı katılana harici olarak satıp 30.000 TL para aldığı ancak borçlu olmamasına rağmen, ...'in alacaklı kendisinin borçlu olarak yazılı olduğu 2.000 TL değerinde senedi tanzim ederek araç üzerine ihtiyati haciz konulmasını sağladığı ve aracın devrini katılana vermediği, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere dolandırıcılık suçunun kamu kurumu olan icra dairesinin aracı kılınması suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 22/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.