HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık ... yönünden, aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/14612 Esasında kayıtlı İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.05.2023 tarihli ve 2022/314 Esas, 2023/214 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2015/80 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararı ile İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/185 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/185 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2014/185 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıkların, suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri ile sanıklar ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanıklar Ceyhan ve Kamuran müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, 2. Aramanın ve iletişimin tespiti kararlarının hukuka aykırı olduğuna, bu yolla elde edilmiş delillerin hükme esas alınamayacağına,

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;

Dosya kapsamında yer alan istihbari raporun, iletişimin tespiti kararlarının ve tutanaklarının, olay, arama ve yakalama tutanaklarının, uzmanlık raporlarının içerikleri ile tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin yeminli beyanları ve sanık ...'ın soruşturma aşamasındaki savunması birlikte değerlendirildiğinde, hakkında iletişimin tespiti kararı bulunan sanık ...'ın, diğer sanık ...'dan üçüncü kişilere satmak içir esrar temin ettiği, olay tarihinde sanık ...'un, esrarı Ceyhan'a teslim etmek üzere yanında getirdiği, ancak Ceyhan'ın işte olması nedeniyle kardeşi olan diğer sanık ...'ın, sanık ...'dan teslim aldığı suça konu esrarı sanık ...'ın evine götürüp, Ceyhan'ın eşi olan ve hakkında verilen beraat kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ...'ye teslim ettiği, fiziki takip sırasında, kimliği tespit edilemeyen bir erkek şahsın söz konusu ikamete poşet içinde birşey bırakıp ayrıldığının görülmesi üzerine, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden ikamette yapılan aramada, yatak odasındaki yatağın üzerinde bulunan poşette daralı 600 gram esrarın sanık ... tarafından teslim edildiği, aynı odada TV üzerindeki poşette daralı 90 gram, oturma odasındaki vestiyerde gazete kağıdına sarılı daralı 1 gram ve mutfak dolabı içinde jelatine sarılı daralı 1 gram esrarın ele geçtiği, esrarın sarılı olduğu gazete kağıdı üzerinde sanık ...'un parmak izine rastlandığı, aramada uyuşturucu maddenin bulunması üzerine sanık ...'ın kendisini ve eşini suçtan kurtarmak için hakkında "suç üstlenme" suçundan "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilen ve kayınbiraderi olan temyiz dışı yaşı küçük sanık ... ile telefonla görüşüp, ondan, ele geçen uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu söylemesini istediği, ardından birlikte ikamete giden sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in yakalandıkları olayda; iletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri, kişisel kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu madde ele geçmesi, sanık ...'ın soruşturma aşamasındaki kısmi ikrarı dikkate alındığında, sanıklar Ceyhan, Dursun ve Kamuran'ın "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediklerinin sabit olduğu, suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre alt sınırdan temel cezanın belirlendiği, 1/6 oranında takdiri indirim yapıldığı, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı, sanıklar Dursun ve Ceyhan'ın adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas ilamlar bulunduğundan haklarında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulandığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

A.Sanıklar Ceyhan ve Kamuran Hakkındaki Hükümlerin İncelenmesinde:
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ve aynı maddede 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, somut olayda 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti kararı alınması koşullarının bulunduğu ve söz konusu kararların usulüne uygun şekilde alındığı; aynı Kanun'un 116 ncı maddesindeki şartların oluşması nedeniyle Cumhuriyet savcısından aynı Kanun'un 119 uncu maddesine uygun şekilde alınmış yazılı arama emrine istinaden konutta yapılan aramanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanık ... Hakkındaki Hükmün İncelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 29.05.2014 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 18.02.2015 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 22.08.2014 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 09.09.2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15.05.2023 tarihli ve 2022/314 Esas, 2023/214 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca verilen 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2023/14612 Esas sırasında derdest olduğu ve her iki dosyada suç ve iddianame tarihlerine göre hukukî kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,

2. Sanık ...'un adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır ceza içeren İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesince 01.12.2011 tarihli ve 2020/1225 Esas, 2011/976 Karar sayısı ile " ruhsatsız silah taşıma" suçundan verilen 2 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin ilam yerine, Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesince 06.11.2013 tarihli ve 2013/288 Esas, 2013/486 Karar sayısı ile verilen (6545 sayılı Kanun değişikliği nedeniyle uyarlama istemi koşulları bulunmadığından 21.10.2014 tarihli ek karar ile reddedilen ve 01.04.2015 tarihinde infaz edilen) "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan 1 yıl hapis cezasına ilişkin ilamın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrüre esas alınması,

3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, hükümden önce 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la aynı maddede yapılan değişikliklerin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.

A. Sanıklar Ceyhan ve Kamuran Hakkındaki Hükümlerin İncelenmesinde:

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2014/185 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri taraflarından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkındaki Hükmün İncelenmesinde:

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2025 tarihli ve 2014/185 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.