Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
15/12/2011 tarihinde sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 15/02/2012 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 23/04/2012 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle sanığın yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği ve mahkumiyet kararının kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dört tanesi katılan ...'a dört tanesi de yakınanlar ... ve ...'ya ait toplam sekiz kuzunun, yakınan Hasan'a ait etrafı çitlerle çevrili ve içinde ikametinin de bulunduğu çiftlikten çalındığının iddia edildiği olayda, sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre suça konu kuzuları evinin arkasında bulduğu yönündeki savunması, yakınanlar Hasan ve Arife'nin kovuşturma aşamasında alınan ifadeleri ile 01/07/2011 tarihli keşif sonrası düzenlenen 04/07/2011 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 160. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu kabul edildiği halde soruşturma aşamasında 31/03/2011 tarihli katılan ..., yakınanlar Hasan veArife'nin üçünün de imzasının olduğu şikayetten vazgeçme dilekçesinin bulunması karşısında, kovuşturma aşamasında müşteki ... şikayetçi olduğunu söylemiş ise de şikayetten vazgeçmeden vazgeçme olamayacağından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 73/6. maddesi gereğince sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi halinde 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden hükümde karışıklığa yol açılarak yazılı şekilde hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.