Mahkumiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/36052 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2012/52 Esas, 2015/70 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'in çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Herhangi bir sebebe dayanmaksızın kararın bozulması talebine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Alt sınırdan ve takdiri indirim yapılarak ceza tayin edilmesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Suça sürüklenen çocuğun üvey kardeşi olan mağdurenin Yetiştirme Yurdu'ndan izinli geldiğinde tanık kardeşi ...'yi odadan çıkararak kendi üzerindeki tüm elbiseleri çıkartıp mağdurenin üzerindeki elbiselere dokunmadan mağdurenin boynundan öpme, göğüslerini sıkma ve kendi cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürtme hareketleri yaptığı ve yaklaşık 15 dakika süren bu cinsel hareketler sonrası odadan ayrıldığı kabul edilen olayda; mağdure anlatımı, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin 29.04.2013 tarihli Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu rapor içeriği, tanık ...'in olaya ilişkin bizzat görgüsü olmasa dahi üçü birlikte odada otururken abisi ...'in gelip kendisini odadan çıkarttığı ve mağdureyle başbaşa kaldığı yönündeki anlatımları, mağdurenin abisi olan suça sürüklenen çocuğa karşı suç atması için bir neden bulunmaması olguları birlikte değerlendirilerek suça sürüklenen çocuğun eyleminin organ sokmak boyutuna varmayan çocuğun cinsel istismar suçunu oluşturduğu kabul edilerek, cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2012/52 Esas, 2015/70 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2023 tarihinde karar verildi.