Davacı ... ve müdahil davacı ...'nin davasının reddine, müdahil davacı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, müdahil ... Belediye Başkanlığının davasının kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı ... ve müdahil davacı ...'nin davasının reddine, müdahil davacı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, müdahil ... Belediye Başkanlığının davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı ... vekili, müdahil davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Dava konusu 203 ada 1 parsel ... taşınmaz 13.02.1973 tarihinde yapılan tespitte tutanakta gösterilen payları oranında ... ..., ... ... ve ... .... adlarına tespit edilmiş, buna karşın ... Mahalli Mahkemesi'nin 1972/14, 1972/62,1971/101 ve 1971/102 Esas ... dava dosyalarında dava konusu olduğundan söz edilerek tutanak Komisyona sunulmuş, sonraki tarihli komisyon kararları ile anılan dava dosyalarında tutanağın davalı olduğu belirtilerek malik hanesinin boş bırakılmasına karar verilmiştir. Dairemizin geri çevirme kararları sonucunda yapılan araştırmada; dava konusu taşınmazın davalı olarak belirtildiği ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1971/101 Esas ... dava dosyasının incelenmesinde; ...temsilcisi tarafından tespit tarihinden önceki tarihte tespit tutanağında adlarına tespit yapılan ....... de davalı olduğu bir kısım kişiler aleyhine men-i müdahale ve ecrimisil talepli dava açıldığı, açılan davanın 1992 yılında feragat nedeniyle reddine ve Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine devrine karar verildiği ve Kadastro mahkemesine devredildiği, taşınmazın davalı olarak belirtildiği aynı mahkemenin 1971/102 Esas ... dosyasının incelenmesinde; ...Temsilcisi tarafından tespit tarihinden önceki tarihte tespit tutanağında adlarına tespit yapılan ... ..., ... ... ve ... ...'in de davalı olduğu bir kısım kişiler aleyhine tapu iptali ve tescil istemli dava açıldığı, anılan davanın yargılaması sırasında verilen ilk red kararı üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından dosyanın Kadastro Mahkemesine devri gerektiğinden bahisle hükmün bozulduğu, aynı mahkemede yapılan yargılama sonucunda 06.03.2013 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, henüz dosyanın kesinleşmediği, taşınmazın davalı olarak belirtildiği ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1972/14 Esas ... dosyasının incelenmesinde; ... Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından tespit tarihinden önceki tarihte tespit tutanağında adlarına tespit yapılan ... ..., ... ... ve ... ...'in de davalı olduğu bir kısım kişiler aleyhine tapu iptali ve tescil talepli dava açıldığı, aynı mahkemece davanın kabulüne karar verilerek 1974 yılında hükmün kesinleştiği, anılan dava dosyasının Kadastro Mahkemesi'ne aktarılması gerekirken aktarılmadığı, taşınmazın davalı olarak belirtildiği ... Kadastro Mahkemesi'nin 1972/62 Esas ... dosyasının ise taraflar ile ilgisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin hükmüne gerekçe yaptığı dava dosyasında ise; ...temsilcisi tarafından tespit malikleri olarak belirlenen kişilerin taraf olmadığı bir kısım şahıslar aleyhine dava açıldığı, anılan dosya ile bir çok dava dosyasının birleştirildiği, yargılama sonunda da 203 ada 1 parselin dava konusu edilmediği belirtilerek bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; yukarıda belirtilen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1971/101 ve 102 Esas ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1972/14 Esas ... dava dosyaları sonuçlanarak taşınmaz hakkında henüz sicil oluşmadığının anlaşılmasına göre davanın esasına girilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olduğu" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dosyada toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın ... halkının hayvanlarının otlattığı mera olarak kullanıldığı, davacı ...'in mahkeme huzurundaki dava konusu taşınmazın 1985 yılında kendisi tarafından haliden sürülerek tarlaya dönüştürüldüğüne ilişkin eklemeli zilyetliğe dayandığına tezat teşkil eden beyanı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/501 Esas, 1983/169 Karar ... ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/60 Esas ... dava dosyalarındaki tespitler, krokiler ve beyanlar değerlendirilmesi, bir an için eklemeli zilyetliğin geçerli olduğu ve... tarafından dava konusu taşınmazın meradan-hali araziden sürülerek tarla haline getirildiği kabul edilse dahi hava fotoğraflarına göre taşınmazın tamamı üzerinde tespit tarihinden geriye 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin mevcut olmadığı, kaldı ki mera niteliğindeki taşınmazların üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne kadar uzun olursa olsun niteliği gereği kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanılmasının mümkün olmaması hususları dikkate alındığı, dayanılan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uymadığı da keşfen tespit edildiğinden zilyetliğe dayanan davacı ..., tapu kaydına dayanan müdahil davacı ... ...'nin davasının subut bulmadığı" gerekçesiyle davacı ... ve müdahil davacı ...'nin davasının reddine, müdahil davacı ...'nun davasının feragat nedeniyle reddine, müdahil ... Belediye Başkanlığının davasının kabulüne, çekişmeli ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii 203 ada 1 parsel ... taşınmazın 60.149,00 m2 yüzölçümü ile mera vasfıyla sınırlandırılmasına, özel siciline kayıt edilmesine, kadastro teknikeri ... ... ve harita mühendisi ... 23.10.2019 tarihli bilirkişi raporu ve keşif krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, müdahil davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin ve müdahil davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.