Mahkumiyet
Sanığın, 2008 yılında yazılı bir kira sözleşmesi olmaksızın fiilen kiracı olarak bulundukları katılana ait ev ile ilgili, üzerine katılan tarafından imzalanmış gibi yazılı bir kira sözleşmesi düzenleyerek elektrik ve su aboneliklerini açtırdıklarının iddia edildiği olayda; 25.02.2008 tarihli raporda bilirkişinin fotokopi belge üzerinden inceleme yapması, sanığın belgeyi kendisinin temin etmediğini belgelerin katılan tarafından temin edildiğini savunması, dosya içerisinde belge aslının temin edildiğine ilişkin bir tespitin de bulunmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi bakımından, öncelikle suça konu kira sözleşmesinin aslı temin edilip belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, duruşmaya getirtilip incelendikten sonra, sanığın eyleminin "özel belgede sahtecilik" suçunu oluşturup oluşturmayacağı da karar yerinde tartışıldıktan sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
Kabule göre;
1- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/589 esas ve 2009/420 karar sayılı ilamının, suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.