Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/384 Esas, 2016/686 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2.Yukarıda bahsi geçen kararın katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.10.2021 tarihli ve 1-2017/4616 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Yargıtay 1. Ceza Dairesine tevdii sonrası ilgili Dairece verilen görevsizlik kararı üzerine dava dosyası Daireye gelmiştir.

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasının tatbik edilmesinin gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebepleri; hükmün usûl ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.

1.Kolluk birimlerince "... İnternet Cafe" isimli iş yerine idari kontrol için gidildiği esnada, kafe içerisinde bakkal bölümü olarak ayrılan kısımda, işletmecinin kullandığı masanın altında siyah el çantası içinde kaçak sigaraların görülmesi üzerine, savcılık makamlarından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan iş yeri arama kararı ile sanığın eşine ait ancak olay günü sanık tarafından işletildiği anlaşılan iş yerinde yapılan aramada, bahse konu çanta içerisinde değişik markalara ait 81 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın aşamalardaki savunmasında; esasen eşi tarafından işletilen iş yerine o gün için kendisinin baktığını, ele geçen kaçak sigaraları içmek için aldığını, satma amacı bulunmadığını, ticari kastı olmadığını beyan ettiği görülmüştür.

3.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 672,00 TL olduğu belirlenmiş, bu değerin suç tarihi itibariyle Dairemiz kabulüne göre pek hafif olduğu anlaşılmıştır.

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, sigaraların internet kafe olarak işletilen ticari iş yerinde yakalanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ticari kastla hareket ettiğinin sabit olduğu cihetle sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;

1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra aynı maddenin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde

bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/384 Esas, 2016/686 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2023 tarihinde karar verildi.