T U T U K L U
Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/102 Esas, 2021/141 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 28 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 46.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2021/1146 Esas, 2021/1139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Cumhuriyet savcısınca verilen mütalaanın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,
5. Tanık beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna,
6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
8. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihi olan 21.06.2019 günü sanık ile hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan yaşı küçük Ramazan S. arasında telefon görüşmesinin gerçekleştiği tespit edilmiş, yapılan fiziki takipte sanık ile tanığın eski halde buluştukları tutanak altına alınmış, kullanıcı Ramazan mahkemede okunan tape kayıtlarını doğrulamış ancak yakalanan uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını beyan etmiştir. Ancak tanık Ramazan'ın, 22.06.2019 tarihinde Cumhuriyet Savcılığınca SSÇ sıfatıyla alınan beyanında, Musto Tamer isimli şahsı görünce eroin aldığını, kullanmadan yakalandığını beyan etmiştir. Tapelere yansıyan şifreli görüşmeler, fiziki takip tutanağına göre de sanık ile tanık arasında alışveriş yapıldığının görülmesi, tanığın buluşmadan sonra üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması dikkate alındığında, sanığın atılı eylem işlediği kanaatine varılmış,
2. Olay tarihi olan 25.06.2019 günü sanık ile Yusuf Basık arasında telefon görüşmesinin gerçekleştiği, buluşmak için kararlaştırdıkları yerde yapılan fiziki takipte sanığın görülemediği, ancak bir kişinin şüphe üzerine durdurulduğu, isminin Mehmet Emin Nilüfer olduğu, bu kişinin verdiği bilgi ile Yusuf Basık isimli kişiye ulaşıldığı, Mehmet Emin Nilüfer'in rızasıyla uyuşturucu maddeyi teslim ettiği anlaşılmış, dosya dışında adı geçen Yusuf Basık ve Mehmet Emin Nilüfer'in beyanlarının birbiriyle, tapelerle ve fiziki takip tutanağıyla uyumlu olduğu, bu kişilerin uyuşturucu madde satın almak için sanığın kullandığı numarayı aradıkları, sanıktan uyuşturucu madde istedikleri, bir çocuk tarafından uyuşturucu maddenin getirildiğinin beyan ve tapelerden anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un
188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına, arama ve iletişimin tespiti kararlarında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık hakkında kurulan hükümde, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
C. Suç tarihlerinin 21.06.2019 ve 25.06.2019 olmasına rağmen, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarında suç tarihinin 06.08.2019 olarak yazılmış olmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş,
Ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2021/1146 Esas, 2021/1139 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
A. 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması ile ilgili bölümündeki "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin" sözcüklerinden sonra gelmek üzere; "ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi,
B. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlıklarında suç tarihi olarak yer alan "06.08.2019" tarihinin çıkartılarak yerine "21.06.2019 - 25.06.2019" yazılması,
Suretiyle, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıklar DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.