Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/540 Esas, 2015/957 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık temyizinde özetle; firari olması nedeni ile nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak yanında taşıdığı ancak kolluk kuvvetlerinin ilk bakışta sahteliği anlaması ile de ispatlandığı üzere ikna kabiliyetinin bulunmadığı, yani suç unsurunun oluşmadığından bahisle beraatini istemiştir.

1. Sanığın güvenlik kuvvetlerinin üzerinde kendisinin fotoğrafı bulunan başkası adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık özetle; suçu ikrar etmiştir.

3. Uzmanlık raporunda; nüfus cüzdanında, fotoğraf sökülerek yerine mevcut fotoğrafın yapıştırıldığı ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.

4. Mahkeme gözleminde; nüfus cüzdanının aldatıcılık özelliğini taşıdığı tespit edilmiştir.

5. Mahkemece sanığın yukarıda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiştir.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği, adli emanetteki suça konu sahte nüfus cüzdanı akıbeti hakkında karar verilmesi, sanığın aldığı evvelki mahkumiyetinde aldığı cezalardan daha ağır olanının tekerrüre esas alınması gerektiği hususlarının düşünülmemesi, hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/540 Esas, 2015/957 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı infaz aşamasında gözetilmek sureti ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Manunu'nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” paragrafının eklenmesi, hüküm paragrafına "Adli Emanetin 2015/5606 sırasında kayıtlı sahte nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına" cümlesi eklenmesi, ayrıca, hüküm fıkrasında yer alan tekerrüre ilişkin paragraftaki "4 yıl 2 ay hapis" ifadesi çıkartılarak yerine; "6 yıl 8 ay hapis" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2023 tarihinde karar verildi.