Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09/02/2016 gün ve 2011/465 - 2016/28 sayılı kararı onayan Daire'nin 24/05/2018 gün ve 2016/10374 - 2018/3951 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacıya verdiği dava konusu çeklerin karşılıksız çıkması sonucu davalı hakkında yapılan takibin kesinleştiğini, ... 9. İcra Mahkemesinin 2008/2132 esas 2009/881 karar sayılı dosyasında zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilerek kararın kesinleştiğini, davacının bu kez temel ilişkiye dayalı olarak yaptığı icra takibine davalının itirazı ile takibin durduğunu, tarafların kardeş çocukları olduklarını, ... Tekstil Ürünleri Tic. Ltd. Şti. adı altında bir süre ticaret yaptıklarını, 28/05/2002 tarihinde davacının şirket hisselerini davalıya devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını, daha sonra davalının davacıdan ödünç olarak nakten aldığı paralar için bu çekleri davacıya verdiğini ileri sürerek icra takibine itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 20/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Mahkemece, dava konusu çeklerin, davacının dava dışı Özyiğit Tekstil Ürünleri ve Tic. Ltd. Şti'ndeki hissesini ... 26. Noterliğinin 28/05/2002 gün ve 08017 yevmiye nolu hisse devir senedi ile davalıya devretmesi nedeniyle, devir bedeline karşılık davacıya verildiği, davanın mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, davada zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi, sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda reddedilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesinde "ticari olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar"ın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu,
Yasa'nın 125. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
BK 126/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesinin bulunması ve uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu halde zamanaşımı süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekmektedir. (Ahmet M. Kılıçoğlu-Borçlar Hukuk-Genel Hükümler Sh. 1094)

Sonuç olarak, 818 sayılı mülga BK 126/4. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için, ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasında bir uyuşmazlık olmalı ve bunlar arasındaki bu uyuşmazlığında "ortaklık sözleşmesinden" kaynaklanması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar davadışı şirketin ortakları olmakla birlikte, ihtilaf BK 126/4. maddesinde ifade edildiği şekilde ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmayıp, 28.05.2002 tarihli hisse devir sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
BK 126/4. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımının uygulanabilmesi için uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden doğmuş olmasına ilişkin şart gerçekleşmediğinden olayda 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün değildir.
Bu halde taraflar arasındaki ilişkinin niteliği itibari ile dava 818 sayılı Yasa'nın 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. (Yarg. 11. Hukuk Dairesi 2007/3311 E. 2008/5022 K. sayı ve 15.04.2008 tarih, 2018/10988 E. 2010/1653 K. sayı 15/02/2010 tarih)
Davayı 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi kılan yerel mahkeme kararının karar düzeltme isteminin kabulü ile bozulması görüşünde olduğum için çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddine ilişkin görüşüne karşıyım.