1- Özel belgede sahtecilik suçundan TCK'nın 207/1, 43/1,62/1,51,53 maddeleri gereğince mahkumiyet

2- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan TCK'nın 155/2, 43/1,62,52/2-4,51,53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarının mağdurlarının farklı olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Sanığın, katılan şirkette satış elemanı olarak çalıştığı, bu kapsamda alt bayilere tavuk ürünleri satışı gerçekleştirip tahsilat yapma yetkisinin bulunduğu, sanığın farklı tarihlerde şirketten aldığı tavuk ürünlerini alt bayilere teslim etmediği ve bu ürünler üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunarak kendisine ya da bir başkasına yarar sağladığı halde, ürünleri satmış gibi göstererek onbeş ayrı bayi adına sahte faturalar tanzim edip bu faturaları imzalayarak üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;

1- Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/02/2009 tarih ve 2008/250-13 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu; somut olayda da, sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçundan dolayı herhangi bir somut zarar doğmadığı dikkate alındığında, sabıkası olmayan ve tekrar suç işlemeyeceğine kanaat getirilerek cezası ertelenen sanık hakkında dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçeyle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2-Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.