TCK'nın 157/1,62,50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyiz dışı sanık ...’ın suç tarihinde tanık ...'nın çalıştığı iş yerine giderek araçlarının arıza yaptığını, üzerindeki üç ton kömürü yere boşalttıklarını ve satmak istediklerini söyledikleri, tanığın da arkadaşı olan katılanı arayıp konuyu aktardığı, sanıklarla katılanın kömür alışverişi konusunda anlaştıkları, katılan ve tanık ile sanık ...'ın aynı araçla olay yerine giderken diğer sanık ...'ın onları karşıladığı, sanık ...'ın diğer sanık ...'a elektrik şartelinin yandığını söyleyerek şartel alması gerektiğini söylediği, sanık ...'ın da üzerinde para olmadığını belirterek anlaştıkları kömür bedelinden düşmek üzere katılandan 200 TL para alıp oradan ayrıldığı, diğer sanık ...’ın da kürek alıp geleceğini söyleyerek ortadan kaybolduğunun iddia edildiği somut olayda, dosya kapsamında toplanan delillere göre taraflar arasında uzlaştırma yönünde verilen bozma sonucu uzlaştırma sağlanamadığı ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.