Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3 üncü maddesine uygun olarak okunup anlatılmadığı anlaşılmakla; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen red kararları kaldırılarak yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sahte parayı bilerek kabul etmek suçundan kamu davası açılmıştır

2. İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2014 tarihli kararı ile suçun sübutu halinde sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 197 inci maddsinin birinci fıkrasındaki parada sahtecilik suçunu oluşturacağı, yargılama yapma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.

3. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 197 inci maddsinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası, 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanığın eski hale getirme talebiyle birlikte, temyiz istemi; ceza infaz kurumunda bulunması nedeniyle kendisine tebligatın yapılmadığına ve bu nedenle temyiz hakkını kullanamadığına, ek savunma hakkı verilmeden tekerrür hükümleri uygulanarak savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.

1. İncelemeye konu olay; sanığın araç içerisinde seyir halinde iken şüphe üzerine durdurulması üzerine sanığın üzerinde bulunan suça konu sahte paralar görevliye teslim ettiği bu suretle 202 adet sahte 20,00 TL'lik banknot ele geçmesine ilişkindir.

2. T.C. ... İstanbul Şubesince banknotlarda yapılan tetkike göre 202 adet banknotun tamamının sahte, aldatma kabiliyetine haiz olduğu anlaşılmıştır.

1. Gerekçeli kararın tebliği sırasında sanığın kapalı ceza infaz kurumunda olduğu UYAP sisteminde yapılan inceleme ile anlaşılmakla, sanığın 20.12.2021 tarihli eski hale getirme talebinin yerinde ve öğrenme üzerine yaptığı 08.05.2015 tarihli temyizin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
2. 13.01.2015 tarihli duruşmada, adli sicil kaydının okunmuş olduğu ve tekerrür hükümlerinin uygulanması ihtimaline göre ek savunma hakkı tanınmış olduğu anlaşıldığından sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.