TCK'nın 157/1, 52/2-4,53 ve 58 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, olay tarihinde kendisini ... olarak tanıtıp oto galericiler sitesinde işyeri bulunan katılan ile görüştüğü, ...'daki kardeşinin göndereceği para karşılığı traktör almak için katılan ile pazarlık yapmasının ardından, sanığın kardeşi olduğunu söyleyen bir şahsın telefon ile katılanı arayıp banka aracılığıyla 25.000.TL para gönderdiğini söylediği, akabinde banka görevlisi olduğunu söyleyen bir şahsın da katılanı arayarak kendisine havale geldiğini söyleyerek hileli hareket ile katılanı hataya düşürdüğü, sanığın nasıl olsa para geldi diyerek babasının hastalığı için acilen 4.000 TL alması gerektiğine ikna edip katılanın yanılgısını kullanmak suretiyle bu parayı alıp menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan Ceyhan 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/106-299 E.K sayılı ilamına konu dolandırıcılık suçunun 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrüre esas olmaması halinde adli sicil kaydındaki diğer ilamlar incelenerek tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.