İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "celıkov" ibareli marka başvurusuna, davalı şirketin "Çelik" ibareli markalarını gerekçe göstermek sureti ile yaptığı itirazın nihai olarak YİDK tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 36. sınıf hizmetlerin tamamı ile 37. sınıfta yer alan “kara araçları servis istasyonu (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu) hizmetlerinin çıkarıldığını, oysa taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun "çelik" ibaresinden değil "celıkov" ibaresinden oluştuğunu, müvekkili markasının başvuru sahibinin soyadı olan “çelik” ibaresinin piyasadaki benzerlerinden ayrışması için, kendine özgü grafik tasarımı ile oluşturulduğunu, TÜRK PATENT nezdinde tescilli pek çok "çelik" ibareli markanın bulunduğunu, müvekkili markasının hem görsel hem de sektörel olarak iltibas yaratmasının mümkün olmadığını, tarafların faaliyetleri arasında sektörel olarak hiçbir benzerliğin bulunmadığını, davalı markalarının birkaç harften oluşan ve dilimizde yaygın kullanılan bir sözcükten ibaret olduğunu, bu nedenle ayırt edici gücünün düşük bulunduğunu, müvekkilinin markasının ise özgün ve farklı bir marka olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 13.09.2018 tarihli ve 2018/M-7532 sayılı kararının iptali ile 2017/62372 sayılı markanın tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun asli unsurunun “celıkov” ibaresi olduğunu, bu ibarenin müvekkili markalarının gerek asli gerek tali unsurları ile birlikte benzerlik gösterdiğini, taraf markaları kapsamında aynı-aynı tür emtiaların yer aldığını, davacı markasının, müvekkilinin “çelik” ibaresini birebir aynen ve başlangıç sesi olarak içerdiğini, ibareye eklenen “ov” harflerinin markaya herhangi bir farklılık katmadığını, "çelik" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 2017/62372 sayılı başvuru ile redde mesnet davalıya ait markalar arasında redde konu 36. ve 37. sınıf hizmetler yönünden ayniyet düzeyinde var olan benzerliğin, yine işaretler yönünden ilgili tüketiciler algısında oluşan görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ile bir bütün olarak ele alınarak değerlendirilmesi sonucunda, işaretler arasında YİDK kararında da belirtildiği üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasa neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve bu husus gerekçelendirilmeden hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı hüküm tesis edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda otomotiv sektörüne ilişkin detaylı inceleme yapılmadığını, ortalama tüketici ve hızlı tüketim malları söz konusu gibi değerlendirme yapıldığını, uyuşmazlık konusu hizmetlerin tüketicisinin bilinçli olduğunu ve taraf markaları arasındaki farkı kolayca anlayabileceğini, dava konusu başvuru ile davalı şirketin redde mesnet markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının çelik ibaresinden oluşmadığını, çelik ibaresinin marka gücünün zayıf bulunduğunu, davalı kurum nezdinde tescilli çelik ibareli markaların olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak istinaf talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu başvurunun asli unsurunun "celıkov" ibaresi olması nedeni ile "çelik" asıl unsurlu redde mesnet markalarla iltibas oluşturacağı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, diğer taraftan "çelik" ibaresinin uyuşmazlık konusu 36. ve 37. sınıf hizmetleri bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğunun da söylenemeyeceğini, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E ve 2016/778 K. sayılı kararında da kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması ve mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edilmesi karşısında davacı vekilinin bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebep ve gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

Mahkemece davacının “CELİKOV OTOMOTİV+şekil" ibareli markası ile davalı şirketin "çelik motor" "çelikmotor" "çelik motor filo kiralama" "çelik motor filo" "kasko çelik motor şekil" markaları arasında redde konu 36. ve 37. sınıf hizmetler bakımından görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; söz konusu 36. ve 37. sınıf hizmetlerden yararlanacak olan kişilerin normalden daha fazla dikkatle ve özenle bu hizmetleri tercih edecekleri, satın alma ve yararlanma için ayıracakları sürenin oldukça uzun olduğu, zira kısmen pahalı hizmetler olup, alıcı ve yararlanıcı kitlesinin yetişkin ve belli bir seviyede aydınlaşmış hatta uzmanlığı bulunan kişilerden oluştuğu, "CELİKOV OTOMOTİV" kelime unsurlu ve söz konusu ibarenin önünde yer alan ve aynı renk tonundaki "C" harfinden oluşan şekil unsurlu karma marka olduğu, "OTOMOTİV" ibaresinin tescili istenilen mal ve hizmet sınıfları açısından tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, dolayısıyla davacıya ait başvuru markasının asli ve ayırt edici unsurunun "CELİKOV" ibaresi olduğu, davalı şirkete ait markaların esaslı unsurunu oluşturan "ÇELİK" ibaresinin marka gücünün nispeten zayıf olması nedeni ile karıştırılma ihtimali değerlendirilmesinde dar korumaya tabi olduğu, söz konusu markaların farklı yazım ve okunuş şekline tabi oldukları, ek ibareler nedeni ile her iki marka arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı ve davalı şirket markalarının tanınmış marka olduğuna dair delile rastlanılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal bakımdan benzerlik bulunmaması nedeni ile davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi