Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı, davalılardan ... ile babalarından intikal eden dava konusu 299 ada 6 parselde kayıtlı taşınmaza paydaş olduklarını, davalı ... yurt dışında kaldığı için taşınmazı fiili olarak eşi diğer davalının kullandığını, evde ikamet etmesine rağmen 5 yıldır kira vermediğini, babalarından kalan odayı yıktığını ve ağaçlara zarar verdiğini, ağaçları kestikten sonra bahçeyi sebze yetiştirmekte kullandığını ileri sürerek binanın yıkılması ve bahçedeki ağaçların kesilmesi ve kira ödenmemesi nedeni ile oluşan ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

ecrimisil ve tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre dava konusu 6 parsel no’lu, 925 metrekare alanlı, ev ve arsa nitelikli taşınmaza davacı ile davalı ... ve dava dışı kişilerin paydaş olduğu, mahkemece harici taksim sözleşmesine göre uzun süreli kullanım oluştuğu, davacının da payına karşılık çekişmesiz kullandığı ortak muristen kalan bir takım taşınmazlar bulunduğu gerekçesiyle davanın reddedildiği sabittir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
Mahkemece her ne kadar dava elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat olarak nitelenmiş olsa da dava dilekçesindeki açıklamalar, ön inceleme duruşma tutanağı ve dosya kapsamına göre dava ecrimisil ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme gerekçesinde dava dışı taşınmazlarla birlikte harici taksim olgusundan bahsedilerek davanın reddine karar verilmiştir. Tarafların paydaş olduğu dava konusu taşınmazda yukarıda yazılı ilke ve uygulamalar doğrultusunda intifadan men olgusu gerçekleşmediğine göre, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, farklı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, hüküm redde ilişkin olup, sonucu itibarıyla doğru olduğuna göre, kararın gerekçesi bu şekilde değiştirilerek temyiz edilen hükmün HUMK'un 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle 1086 sayılı HUMK'un 438/son fıkrası gereğince hükmün gerekçesinin yukarıda belirtildiği şekilde değiştirilerek, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 20.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.