SUÇLAR: Nitelikli yağma, kasten yaralama
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmedilen hapis cezalasının tür ve süresine göre katılan sanık ... müdafiinin duruşmalı temyiz inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,
I.Katılan Sanık ...'ın Katılan Sanıklar ... ve ...'e Yönelik İşlediği Kasten Yaralama Suçlarına İlişkin Olarak, Katılan Sanıklar ... ve ... Müdafiilerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II.Katılan Sanıklar ... ve ...'ün, Katılan Sanık ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçuna İlişkin, Katılan Sanıklar ... Ve ... Müdafiilerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz istemleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan sanıklar ... ve ...'ün olayın en başında katılan sanık ...'dan aldıkları cüzdanın içinde banka kartı ve otobüs kartının olması ve ...'ın iki adet bira alması için banka kartını ...'a verdikleri, daha sonra çıkan arbede de cüzdanı bırakarak kaçtıkları, bu aşamada katılan sanıklar ... ve ...'ün yağma kastının iki adet bira alınmasını sağlamaya ve yanlarında götürdükleri otobüs kartına yönelik olması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanıklara verilen cezalardan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle katılan sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2019/1071 Esas, 2020/1306 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.