Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2008 tarihli ve 2008/178 Esas, 2008/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, mağdur ...'e yönelik silahla kasten yaralamaya teşebbüs ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 23.02.2010 tarihli ve 2009/2012 Esas, 2010/1065 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi suretiyle kesinleştiği, sanığın ... Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.06.2017 tarihli ve 2015/322 Esas, 2017/172 Karar sayılı kararıyla "01.01.1987" olan doğum tarihinin "01.01.1998" olarak düzeltilmesine karar verilmesi bu kararın da 31.01.2017 tarihinde kesinleşmesi gerekçe gösterilerek, sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesine ilişkin dilekçesi uyarınca ... 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yenilenmesi isteminin 19.02.2019 tarihinde kabule değer bulunmasına karar verildiği ve yapılan yargılama sonucunda;
... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli ve 2018/589 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararı ile, ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2008 tarihli ve 2008/178 Esas, 2008/221 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında;
1. Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası (29 uncu maddesinin birinci fıkrası), 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Mağdur ...'e yönelik silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası (29 uncu maddesinin birinci fıkrası), 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 100 T.L. adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4.000 T.L. ve 250 T.L. adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine,
B. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, haksız tahrikin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğine İlişkindir.
Sanığın kız arkadaşları tanıklar ile parkta gezdikleri sırada mağdurların laf atması üzerine başlayan tartışma sırasında sanığın üzerindeki tabancayı çıkararak katılan ...'a ateş ederek batına isabet eden mermi nedeniyle ... tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, ardından mağdur ...'e de ateş ettiği ancak isabet ettiremediği anlaşılmıştır.
1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılan ve mağdurdan kaynaklanıp suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışın ulaştığı boyut gözetildiğinde haksız tahrik nedeniyle uygulanan indirim oranının yerinde olduğu anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümler bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yaşa ilişkin tespitlerde hukuk mahkemeleri görevli olmasına rağmen ceza yargılamasının bir an önce nihayete ermesi için mağdur veya sanıklarla ilgili yaş düzeltme görevi münhasıran ceza mahkemelerine verilmiştir. Diğer bir anlatımla ceza davası görüldüğü sırada hukuk mahkemelerince yaş düzeltmesi yapılamayacağı gibi verilmiş olan kararlar kesinleşmiş olsa bile ceza mahkemelerini bağlamayacaktır. Ceza mahkemesince serbest ve vicdani delil sistemine göre gerekli araştırmalar yapılıp ve özel yasasında belirtilen usule riayet edilerek yaş tespiti yapılmalı ve buna göre hüküm tesis edilmelidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.04.2000 5-74/79 sayılı kararında belirtildiği üzere, Ceza mahkemesinin daha önce hukuk mahkemesince verilip kesinleşen yaş düzeltme kararı ile bağlı olmadığı da dikkate alınarak her ne kadar ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli ve 2015/322 Esas, 2017/172 Karar sayılı uyarınca sanık ...'ın yaşı hususunda tanık beyanlarına itibar edilerek bir karar verilmiş ve ceza yargılamasını yapan mahkemece bu husus yeniden yargılama nedeni yapılarak yargılama yenilenmiş ve hukuk mahkemesince düzeltilen yaşa göre yeniden hüküm tesis edilmiş ise de, sanığın gerçek yaşı ile ilgili maddi gerçeğin kesin olarak tespit edilmesi amacıyla ve 5237 sayılı Kanun'un 218 ... maddesinin ikinci fıkrasının verdiği yetkiye istinaden ceza yargılamasına özgü olarak yaş düzeltilmesi yapılıp sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçe ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklandığı üzerine sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemi yaş tashihine ilişkin eksik araştırma nedeniyle yerinde görüldüğünden, ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin
04.12.2019 tarihli ve 2018/589 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.