Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı 3.kişi vekili;davaya konu iş makinesinin 17.01.2012 tarihinde davadışı ....Şti'den satın alındığını, 15.03.2015 tarihli kira sözleşmesi ile davadışı ... Pazarlama isimli şahsa kiralandığını, ... tarafından makinenin götürüldüğü yerde haczedildiğini, takip borçlusu ile bir ilgisinin bulunmadığını açıklayarak davanın kabulü ile iş makinesi üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, hacze konu forkliftin müvekkili şirkete ait olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının haczedilen forklifti 17.01.2012 tarihinde ...Şti'nden satın aldığı,15.03.2015 tarihli forklift kiralama sözleşmesiyle Serhat Büken'e kiraladığı, ... tarafından da takip borçlusunun adresine götürüldüğü, haciz yapılan adresde takip borçlusu tarafından forklift kiralayan ...’ e kiraya verildiği, forkliftin borçlu şirkete ait olduğuna ilişkin ispata yarar bir delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili ile davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu forklift, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 22/c-2. maddesi gereğince tescile tabi araçlardan olup, devir ve temlikinin aynı Kanun'un 20/d maddesi gereğince noterde düzenlenen sözleşme ile yapılması gerekir.
Bununla birlikte üretici ya da ithalat yapan firmadan alınan ilk el faturası da mülkiyet hakkının kanıtlanması açısından sahiplik belgesi olarak kabul edilmelidir.
Somut olayda üçüncü kişi noter satış sözleşmesi sunamamıştır. Faturanın ise ilk el faturası olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılamamaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacının dayandığı faturayı düzenleyen firmanın üretici ya da mahcuzu ithal eden şirket olup olmadığını belirleyerek, faturanın ilk el faturası olup olmadığı ile ispat gücü açısından değerlendirilmesi ve bundan sonra dosyadaki diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekili ile davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.