Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 105 ada 46 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin taşınmazın bitişiğinde yer alan 105 ada 47 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline haber verilmeden davalıya satıldığını, dava konusu taşınmazların 5403 sayılı Kanun'a tabi olması nedeniyle ön alım hakkına dayalı olarak dava konusu 105 ada 47 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, 5403 sayılı Kanun'a göre ön alım hakkının kullanılabilmesi için taşınmazların tarımsal faaliyet amacıyla kullanılması gerektiğini, dava konusu taşınmazlarda ön alım hakkının tanınamayacağını, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maliki bulunduğu 105 ada 46 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu ön alım hakkı kullanılmak istenen 105 ada 47 parsel sayılı taşınmazların tarla vasfında olduğu, dava konusu taşınmazın imar planı içerisinde olmadığı ancak köy yerleşim alanı içerisinde kaldığı, İmar Kanunu 27/3 üncü maddesine göre dava konusu taşınmaz hakkında 5403 sayılı Kanun'un uygulanamayacağı, bu nedenle davacının 5403 sayılı Kanun'un 8/i maddesine göre ön alım hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 5403 sayılı Kanun'a tabi olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 15.05.2014 tarihli ve 29001 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6537 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile 5403 sayılı Kanuna eklenen 8/İ maddesinin ikinci fıkrası.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.