5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62/1,53/1-2,53/c, 58/6-7. maddeleri
gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1.33 promil alkollü olarak ... kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği, anlaşılmakla sanığın suç kastının yoğunluğu göz önüne alınarak,yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak,

1- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi karşısında, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde cezanın infazından sonra sanık hakkında bir yıldan az olmamak üzere denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
2-) Sanığın, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2005 tarih ve 2004/243 esas,2005/28 sayılı ilamı ile 765 sayılı yasanın 404/2 maddesine muhalefet suçundan verilen 3300 TL adli para cezasını içerir ilamın sonuçları açısından sanık bakımından en ağır cezayı içerdiği ve tekerrüre esas alınması gerektiği halde, sanık hakkında daha hafif cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması suretiyle hüküm kurulması,
3-) Sanığın TCK’nın “53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar” diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmek gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun verdiği yetkiye istinaden, hükmün 6 ve 7 numaralı bentlerinin hükümden çıkarılıp yerine “sanık hakkında sonuçları açısından en ağır cezayı içeren Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2005 tarih ve 2004/243 esas, 2005/28 sayılı ilamı nedeniyle mükerrir olduğu saptandığından cezasının, TCK'nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine 5275 sayılı Kanunun 108/2 maddesinin uygulanmasında kazanılmış hakkı nedeniyle mahkemenin tekerrüre esas kabul ettiği ilamdaki, 3.000 TL. den ibaret mahkumiyetin esas alınmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” bendinin eklenmesi, TCK'nın 53.maddenin 1-c bendinin uygulanmasına ilişkin 4 numaralı fıkranın hükümden çıkartılarak yerine “Sanığın, 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen haklardan, kendi alt soyu açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından 5237 sayılı TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” ibaresi eklenmek ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.