5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-d-e,89/3-b,62,52,52/4,
maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olanın katılan olduğuna, katılan vekilinin ise sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 62. Maddesi gereğince indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-Katılanın kaza nedeniyle vücudunda kemik kırığı ve yüzünde sabit iz oluştuğu, hayati tehlike geçirdiği, organlarından birinin işlevini yitirdiği ve sanığın asli kusurlu olduğu mahkemece kabul edildiği halde, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında alt sınıra yakın ceza tayini ile eksik ceza verilmesi,
2-Katılanın vücudunda kemik kırığı ve yüzünde sabit iz oluşacak, hayati tehlike geçirecek,organlarından birinin işlevini yitirecek şekilde ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 26.12.2008 tarihli raporunda olaya bağlı olarak gelişen posttravmatik epilepsi hastalığının, iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalık niteliğinde olduğu belirlenmiş olmasına rağmen sanık hakkında hükmolunan ceza 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 89. maddesinin 3.fıkrasının a bendi gereğince bir katı oranında bir kez arttırılması gerekirken, 89.maddenin 2. fıkrasının b,d ve e bendleri gereğince de yarı katı oranında arttırılması suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi gereğince 100 gün adli para cezası olarak belirlenen temel cezanın 89/2-b-d-e maddeleri gereğince yarı oranında arttırılması sonucu 150 gün belirlenip bu kez de hesaplama hatası yapılarak 89/3-b gereğince bir kat oranında arttırım yapılırken 300 gün yerine 250 gün belirlenerek 62. madde gereğince 1/6 oranında indirim yapılması ile 250 gün yerine 208 gün hesaplanıp 50/1-a maddesi gereğince bir gün karşılığı 20.-TL'den takdir edilerek sonuç adli para cezasının 5.000.-TL yerine 4.160.-TL olarak hesaplanması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.