SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, hakaret, tehdit

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2014/374 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, hakaret ile tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun 15 yaşını doldurmayan mağduru evine götürerek cinsel davranışlarda bulunarak cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olduğuna, hakaret ve tehdit suçlarının unsurlarının da oluştuğuna verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Mahkemece ''SSÇ ile müşteki ...'nın aynı okula gittikleri, duygusal arkadaşlıklarının bulunduğu, tarafların okumakta olduğu İstanbul Valiliği ... ... Anadolu Lisesinde birbirleri ile samimi şekilde görünmeleri üzerine taraflar arasında disiplin soruşturması başlatıldığı ve okulun 29/04/2011 tarihli kararı ile her ikisininde okuldan uzaklaştırma aldığı, başka bir ifade ile 2011 yılının Şubat ayından sonra tarafların görüşmeye devam ettikleri, flörte devam ettikleri, ssç tarafından ibraz edilen hoşçakal isimli kitabın arkasında müştekinin kendisi tarafından yazıldığını teyit ettiği, 22/03/2012 tarhinde yazıldığı anlaşılan ''...seni yanlız bırakmayacağım, hep yanında bir yerlerde daima olacağım..''şeklindeki yazı, taraflar arasında birbirlerine gönderildiği anlaşılan mektup içeriğinden ssçnin flörte son verdiği ancak müştekinin görüşmek istediğinin sabit olduğu, ssç müdafii tarafından dosyaya ibraz edilen facebook, twitter, instagram'a ait müştekiye ilişkin resimlerin incelenmesinde ...'nın alkollü mekanlarda sabaha kadar eğlendiğinin sabit olduğu, nitekim buna ilişkin tweetler attığı, her nekadar İstanbul Çocuk Mahkemesince sinir hastalıkları hastanesinden aldırılan raporda ruh sağlığının strese bağlı bozulduğu belirtilmiş ise de; Mahkememizce aldırılan 11/02/2015 tarihli 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunun incelenmesinde, müştekide hafif derecede anksiyöz ve depresif belirtiler tespit edildiği, ancak bu psikiyatrik tablonun ruh sağlığını bozacak mahiyette olmadığının bildirildiği, nitekim raporda devamla söz konusu tablonun cinsel istismar olmaksızın başka olay yada olaylara bağlı olarak stres ve çatışmalar sonucunda ortaya çıkabileceğinin belirtildiği, müştekinin annesi ve üvey babası ile birlikte yaşadığı, zaman zaman evden uzaklaşmak istediği, bunun için ssçye kaçalım dediği, nitekim müştekinin İstanbul 7. Çocuk Mahkemesinin 2013/460 esas sayılı dosyasında duruşmada tanık olarak verdiği ifadede kendisinin ssçye ''.. Kasaya alsak sende para koysan, kır evi gibi bir yere gitsek, bizi bulamasak.. genelde benim her istediğimi yapardı, yapacağını biliyordum...'' dediği, ssçnin 19/06/2011 tarihinde müştekinin oturmakta olduğu eve anahtarla girdiğinden bahisle hakkında İstanbul 3. Çocuk Mahkemesinde dava açıldğı, bu itibarla da tarafların 19/06/2011 tarihi itibari ile görüşmeye devam ettiklerinin anlaşıldığı, ssçnin İstanbul 3. Çocuk Mahkemesinin 2011/327 esas-368 karar sayılı ilam ile hırsızlık sebebi ile hakkında mahkumiyet kararı verilerek CMK nın 231.maddesinin uygulandığı, her iki aile arasında bu hırsızlık dosyası sebebi ile tartışmalar yaşandığı, nitekim müştekinin üvey babası ... ile ssçnin babası ... Pakoğlu hakkında soruşturma yürütüldüğü ve takipsizlik ile sonuçlandığı, müştekinin annesi ... arasında hakaret suçu ile İstanbul 12. Sulh Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, şikayet yokluğu sebebi ile düşme kararı verildiği, bu hırsızlık olayından sonra Ağustos ayında müşteki ...'nın ailesi tarafından Kuşadası'na gönderildiği sabit olup eğer gerçekten müştekinin rızası dışında cinsel istismar suçu işlenmiş olsa idi, tarafların olay sonrasında özellikle müştekinin ssç ile görüşmemesi gerektiği, tarafların arkadaşlıklarının devam ettiği nitekim arkadaşlığın devam ettiğinin Mahkememizde dinlenen tanık beyanlarından da açıkça anlaşıldığı görülmekle, cinsel istismar suçu yönünden suç tarihinin 14/02/2011 oluşu itibariyle müştekinin 15 yaşından büyük olduğu, eylemin mağdureye karşı cebir, tehdit, hile olmaksızın kendi rızası ile gerçekleştiği kanaatine varılmakla SSÇ'nin 5271 sayılı CMK 223/2-c bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği yönünde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur. Ayrıca olaydan yaklaşık 3 sene sonra 2011 tarihli eylem sebebi İstanbul Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1468 esas sayılı dosyasında ssçnin ifadesinden kısa bir süre sonra bu şekilde şikayetçi olunması da hayatın olağan akışına aykırı kabul edilerek müştekinin eylemin rızası dışında olduğuna ilişkin anlatımlarına itibar edilmemiştir. '' şeklindeki gerekçeyle suça sürüklenen çocuğun isnat edilen suçlardan beraatine karar verilmiştir.

A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Her ne kadar suça sürüklenen çocuk hakkında İstanbul 7. Çocuk Mahkemesince iddianameye konu edilmeyen fiilden dolayı görevsizlik kararı verilerek beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilme kararı verilmişse de, görevsizlik kararı ile iddianameye konu edilmeyen bir fiilden dolayı dava açılamayacağı bu halde eldeki dava dosyasında iddianameye konu edilen eylemlerin bir bütün halinde cinsel taciz suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 06.08.2011 tarihli suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 06.08.2011 tarihli suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçenin (A) ve (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2014/374 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2023 tarihinde karar verildi.