Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Hükümlü ...’ın temyiz isteminin incelenmesinde;05/08/2017 gün ve 30145 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20/7/2017 gün ve 7035 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nin 291/1. maddesindeki “Yedi gün” olan temyiz süresinin “15 gün” olarak değiştirildiği, ancak temyiz sürelerine ilişkin olarak yapılan değişikliklerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarih ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacağı da dikkate alındığında;
İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.09.2015 gün ve 1990/43 esas, 1992/60 sayılı kararının, 11.09.2015 tarihinde bizzat kendisine tebliğini müteakip, yasal yedi günlük süre geçtikten sonra 21.09.2015 tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunan hükümlü ...’ın vaki temyiz isteminin CMK'nin 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,

II- Hükümlüler ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- Oluşa ve dosya içeriğine göre; hükümlü ...’in, yakalanmasının ardından, suç konusu kol saatini evinde sakladığını beyan etmesi üzerine, 18.01.1990 günü anılan yerde ele geçirilen eşyanın katılana iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında;
Katılan ....ik’ten, kısmi iade nedeniyle soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatı bulunup bulunmadığı sorulup, sonucuna göre hükümlüler hakkında TCK'nin 168/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Mahkumiyet hükmünün doğal sonucu olan TCK'nin 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin, 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan, 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile ortaya çıkan değişikliğin karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozmanın, diğer hükümlüler ... ve ...’a sirayetine; infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 14/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.