Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/10/2009 gün ve 2003/743-2009/462 sayılı kararı bozan Daire’nin 22/12/2012 gün ve 2010/441-2012/17500 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ve davalıların Temgir A.Ş.’nin ortakları olduğunu, söz konusu şirkette ...ailesinin %35, ...ailesinin ise %65 hissedar olduklarını, aralarındaki hukuk ve ceza davaları devam ettiği sıralarda, davalı ...’ın mülkiyeti Temgir A.Ş’ye ait olan Çeşme-Ilıca mevkiindeki 7740 ada, 1,2,3,4,5,6,7 ve 8 parselde kayıtlı gayrimenkulleri oğlu ve kızına devrettiğini, bunun üzerine kendisi ile 12/04/1995, 13/04/1995,03/05/1995 tarihli protokollerin düzenlendiğini, müvekkilinin protokolün kendisine yüklediği tüm edimleri ifa ettiğini ancak davalıların 7742 ada 6 nolu parseli 13/05/1995 tarihi itibariyle kendisine vermesi gerekirken bunun yapılmadığı için tapuda malik gözüken ... aleyhine tapu iptali tescil davası açıldığını, ancak resmi sözleşme bulunmadığı için davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek 12/04/1995 tarihli protokole ek olarak düzenlenen 03/05/1995 tarihli ek protokolün 2. maddesi gereğince kendilerine devredilmesi gereken 6 parseldeki 590 metrekarelik gayrimenkulün dava tarihi itibariyle değeri olan 100 milyar liranın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/441 Esas, 2011/17500 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.

Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.