Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 24.09.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %37 oranında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalı ...’a bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanun’un 26 ve 87’nci maddeleri uyarınca davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalılar .... ve ... Otomotiv Nak. Ak. Ür. İnş. Emlak Paz. San. ve Tic. AŞ. nin işveren sıfatlarının bulunmadığı gerekçesiyle haklarındaki dava reddedilirken, sigortalı tarafından davalılar aleyhine açılan tazminat davasındaki kusur raporu esas alınmak ve Anayasa Mahkemesi’nin 26’ncı maddeye yönelik iptal kararı gözetilmek suretiyle; davalılardan ...Radikal İnşaat ve San. Ltd. Şti. yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sigortalı davalılardan ...Radikal İnşaat ve San. Ltd. Şti.nin işçisidir. Davalı ... Radikal İnşaat ve San. Ltd. Şti. ise aynı nitelikteki sözleşmelerle hem davalı ....ne ait ... Motor Fabrikası Üretim Tesislerinin Tapma Boyahanesinin büyütülmesi işini, hem de davalı ... Otomotiv Nak. Ak. Ür. İnş. Emlak Paz. San. ve Tic. AŞ.ne servis bina inşaatı işini yapmaktadır. Her ne kadar sigortalının iş kazasına uğradığı tarih itibariyle çalışmaları ...Radikal İnşaat ve San. Ltd. Şti.nin ...’a yaptığı iş nedeniyle tescil edilen işyerinden bildirilmiş ise de kazanın anılan işverenin ... Otomotiv Nak. Ak. Ür. İnş. Emlak Paz. San. ve Tic. AŞ.ne yaptığı iş nedeniyle tescil edilen işyerinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı .... yönünden davanın reddine ilişkin Mahkeme kararı yerindedir.
Diğer davalılar yönünden yapılan incelemede;
1- Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 87’nci maddesinde “aracı” olarak, mevzuat, öğreti ve içtihatlarda ise alt işveren, taşeron, tali işveren, alt müteahhit ve alt ısmarlanan gibi adlarla anılan üçüncü kişi, aynı maddede; “Bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran” olarak tanımlanmıştır. Anılan madde hükmüne göre; “sigortalılar üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu Kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işveren de sorumludur.”
Davacı Kurum, zararlandırıcı sigorta olayından kaynaklanan sosyal sigorta yardımlarını “asıl işveren” sıfatıyla davalı ... Otomotiv Nak. Ak. Ür. İnş. Emlak Paz. San. ve Tic. AŞ.’nden, alt işveren sıfatıyla davalı ...Radikal İnşaat ve San. Ltd. Şti.’nden rücuan tahsilini istemiştir. Mahkemece, davalı ... Otomotiv Nak. Ak. Ür. İnş. Emlak Paz. San. ve Tic. AŞ.’nin asıl işveren olmadığı ve kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. ...Radikal İnşaat ve San. Ltd. Şti.nin 19.08.2004 tarihinde davacı Kurum’a verdiği dilekçesinde davaya konu kazanın meydana geldiği inşaatın kaba işini üstlendiklerinden alt taşeron olarak kayıtlarının yapılmasını ve 20.08.2004 tarihinden itibaren işçi çalıştırmaya başlayacaklarını bildirmiş olup, davalı ... Otomotiv Nak. Ak. Ür. İnş. Emlak Paz. San. ve Tic. AŞ.’ne ait servis binası inşaat işyerinde bulunan servis istasyonu ek inşaat işinin, davalılar arasında yapılan 27.07.2004 tarihli sözleşme ile ...Radikal İnşaat ve San. Ltd. Şti.ne verildiği, inşaatın sair kısımlarının davalı ... Otomotiv Nak. Ak. Ür. İnş. Emlak Paz. San. ve Tic. AŞ. tarafından inşa edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ... Otomotiv Nak. Ak. Ür. İnş. Emlak Paz. San. ve Tic. AŞ.’nin asıl işveren niteliğinde olduğu ve 506 sayılı Kanunun 26 ve 87’nci maddeleri kapsamında sorumlu olduğu hususu gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile hakkındaki davanın reddine hükmedilmesi,
2- Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi uyarınca sorumluluk, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi gerekir. Sigortalı veya hak sahipleri tarafından tazmin sorumlularına karşı açılan tazminat davasında alınan kusur ve hesap raporu, rücu davası yönünden bağlayıcı olmayıp, kesinleşmesi halinde güçlü delil niteliğinde sayılması gerekmektedir.
Somut olayda; hükme esas alınan tazminat davasındaki kusur raporunun maddi olgulara uygun olmadığı açık olup, esasen yukarıda açıklandığı üzere, anılan raporun işbu davaya ilişkin bağlayıcılığı da bulunmaması karşısında; iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişilerden oluşacak kuruldan, 506 sayılı Kanun’un 26,4857 sayılı Kanun’un 57, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 2 ve devamı maddelerine uygun olarak düzenlenmiş kusur raporu alınarak, ilgililerin kusur oran ve aidiyetlerinin gerçeğe uygun olarak tespiti gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.