T U T U K L U
Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/37 Esas, 2020/195 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.07.2021 tarihli ve 2021/1795 Esas, 2021/1804 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine), sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirili esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Arama kararı ve işleminin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık ...’ın başkaca şahıslar ile telefon görüşmelerinden uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair edinilen bilgiler üzerine, kullandığı tespit edilen telefon hattı üzerinde 18.11.2019 tarihli iletişimin dinlenmesi, tespiti, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararı alındığı, kararın icrası sırasında; 20.11.2019 tarihinde tutanaklarda muhbir olarak adı geçen şahıs olan sanık ...’ın temyiz dışı sanık ...’in kendisine ait eve uyuşturucu olduğunu düşündüğü bir paketi getirdiğine ve bunu birkaç gün içerisinde evden çıkartacağına dair kolluk görevlilerine bilgi vermesine karşın sanık ...’in aşamalarda iletişim tespit tutanaklarıyla örtüşmeyecek şekilde kolluk görevlilerine yanlış yönlendirme amaçlı bilgiler verdiğinin sanık ... ve temyiz dışı sanık ...’in telefonla yaptıkları görüşmelerden anlaşılması üzerine 22.11.2019 tarihinde yapılan fiziki takipte; sanık ...’in temyiz
dışı sanık ... ve tanık Sevim’e bir anahtar verdiği ve temyiz dışı sanıklar ... ve tanık ...’in o anahtar ile sanık ...’in evine girip çıktıları akabinde durdurulduklarında suç unsuru ele geçirilmediği, ikamet çevresinde beklenildiği sırada sanık ...’in yakalandığı ve Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle ikamette saat 02: 03 sıralarında yapılan aramada; kirli sepeti içindeki poşette 15 adet şeffaf poşette net 864 gram esrar elde edilebilir net 1440 gram hint keneviri bitkileri ele geçirildiği olayda; iletişim tespit tutanakları, telefon incelemesine dair bilirkişi raporu, fiziki takip tutanağı, sanık ...’in ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanım miktarının üzerinde ve paketler halinde olması birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'in önce emniyet görevlilerine ihbarda bulunarak uyuşturucu maddenin varlığının ihbar ettiği, ancak daha sonra kardeşi olan Kader'in yakalanmaması için kardeşi ile görüşmeler yaptığı ve ayrıca kolluk görevlilerine yanıltıcı bilgiler verdiği, bu şekilde sanık ...'in muhbirlik görevinin dışına çıkarak temyiz dışı sanık ... ile birlikte iştirak halinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması talep edilmesine karşın bu hususta mahkemece bir karar verilmemişse de dosya kapsamında şartlarının oluşmadığı hususu eleştirilip, sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitle tahsiline karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” belirtilmemesi nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca arama kararı ve işleminin de hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.07.2021 tarihli ve 2021/1795 Esas, 2021/1804 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan
temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.