Davacı Hazinenin davasının esastan reddine, Asli Müdahillerin davalarının usulden reddi ile Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının esastan reddine, asli müdahillerin davalarının usulden reddi ile Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Kadastro sırasında; ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 76 parsel ... 735.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, tapu dışı pay satın almaya, muvafata ve zilyetliğe dayanılarak ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... temsilcisi kadastro tespitine itiraz ederek; çekişmeli taşınmazın hudutlarının gayrisabit olduğunu belirtip miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir.

3. Asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdahale dilekçelerinde; tespit tarihinden sonra çekişmeli taşınmazdan hisse satın aldıklarını ileri sürerek davaya müdahil olmak istemişler, İlk Derece Mahkemesince müdahil olarak davaya kabullerine karar verilmiştir.

Davalılar cevap dilekçesi ibraz etmemişlerdir.

... Kadastro Mahkemesinin 15.07.1988 tarihli ve 1962/72 Esas, 1988/4 Karar ... kararında; Davacı Hazinenin dayandığı tapunun taşınmazı kapsamadığı, davalıların dayandıkları tapu kayıtlarının taşınmazı ... A ve B harfi ile işaretlenen kısım yönünden kapsadığı, kalan kısım yönünden de kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik şartlarının sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 76 parsel ... taşınmazın davalılar ... mirssçıları ve müşterekleri adına payları oranında tesciline karar verilmiştir.

1. ... Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.12.1993 tarihli ve 1991/8070 Esas, 1993/14240 Karar ... kararında; "Tarafların dayanağı tapu kayıtlarının uygulamasının yetersiz olduğu belirtilerek, belirtmelik tutanağında yazılı taşınmazların aynı tarihli haritada yerlerine işlenerek bilirkişi tarafından bu harita ve taşınmazlara ait tutanağın çakıştırılması, özellikle belirtmelik tutanağında adları yazılı kişilerin taşınmazlarının kadastro sırasında hangi parsel numarasını aldığının belirlenmesi, tüm komşu parsel kayıtları ve dayanakları ile yerel bilirkişi beyanlarının denetlenmesi, dava konusu taşınmazın belirtmelik haritasında nereye isabet ettiğinin açıkça gösterilmesi, bilirkişiye keşfi izlemeye olanak verecek biçimde harita düzenlettirilmesi" gereğine değinilmiştir.

... Kadastro Mahkemesinin 08.03.2012 tarihli, 1996/3 Esas, 2012/1 Karar ... kararı ile; davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının belirtmelik tutanağında gösterilen yerle uyuştuğu ancak bu yerin ve tapu kaydının dava konusu 76 parseli kapsamadığı, davalıların dayandığı tapu kayıtlarının taşınmazı kapsadığı ve zilyetlik koşullarının sağlandığı, asli müdahillerin taleplerinin tespit tarihinden sonra yapılan devir ve temlik işlemlerine dayandığını, tespit tarihinden sonra yapılan işlemler yönünden Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 76 parsel ... taşınmazın tespit gibi tesciline, müdahale talebinde bulunan ..., ..., ... ve ...,, ..., ...,, ..., ...’un talepleri bakımından Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.

1. ... Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.11.2018 tarihli ve 2015/18911 Esas, 2018/6456 Karar ... kararıyla; Asli müdahillerin karar başlığında gösterilmediği ve kısa kararda asli müdahillerin talepleri yönünden hüküm kurulmadığı halde gerekçeli kararda görevsizliğe karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığı gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Hazinenin davasının esastan reddine, ... ili ... ilçesi ... mevkii 76 parsel taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, asli müdahillerin talepleri yönünden davanın usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı ... vekili, davalıların dayandıkları tapu kayıtlarının sabit hudutlu olmadığını bu nedenle miktarı ile geçerli olması gerektiğini, dayanılan vergi kaydının tahrifatlı olduğunu bu hususun irdelenmediğini, kayıt miktar fazlası yer için zilyetlikle kazanım ve imar-ihya şartlarının gerçekleşmediğini, komşu 71 parsel ..., 130 dönüm miktarındaki taşınmazın da davalılar adına tespit edildiğini ve Hazine itirazının reddedildiğini, tespit tarihi itibariyle bu kadar geniş bir alanda tarımsal faaliyet yürütülüyor olmasının mümkün olmadığını açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.