SUÇLAR: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/1128 Esas, 2015/1909 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan beraatine, hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 7.300,00 TL ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık temyizinde özetle; güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı, zimmetinde para bulunmadığı, suçun sübut bulmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiği gerekçeleri ve resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istenmiştir.
Katılan vekili temyizinde özetle; sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan alt sınırdan ceza tayininin hatalı olduğu, özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararının eksik incelemeye dayandığı, gerekçeleri ile ve resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istenmiştir.
1. İddianamede özetle; sanığın, sanık ile katılanın oturduğu apartmanda önceden apartman yöneticisi olduğu, bilirkişi raporuna göre apartmanın gelir ile gideri arasında 623,00 TL açık bulunduğu, bu paranın sanığın uhdesinde olduğu, ayrıca karar defterinde 22.02.2011 tarihli karar tutanağında katılan adına atılı bulunan imzaların bilirkişi raporuna göre katılan ve sanığın el ürünü imzalar olmadığı, sanığın katılan adına imza attığı ya da attırdığından bahisle cezalandırılması istenmiştir.
2. Sanık özetle; suçlamaları reddetmiştir.
3. Katılan özetle; sanıktan sonra apartman yöneticisi olduğunu, sanığın atılı suçları işlediğini farkettiğini beyan etmiştir.
4. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde sanığın özel belgede sahtecilik suçundan beraatine, hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 07.10.2015 tarihli Mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Yönünden
Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/1128 Esas, 2015/1909 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/1128 Esas, 2015/1909 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.