HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Kayden 18.04.2000 doğumlu olup hükümden sonra dosyaya dilekçe sunduğu 19.06.2021 tarihinde reşit olan katılan mağdurenin, sanık ...'ten şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince iştirak halinde işlenen suçlarda sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçmenin diğerini de kapsaması nedeniyle sanık ... ile ilgili vazgeçme suça sürüklenen çocuk ...'e de sirayet edeceğinden, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin sanık ile suça sürüklenen çocuk yönünden davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/277 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile,
a) Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarına teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
b) Suça sürüklenen çocuk Şenol hakkında çocuğun cinsel istismarına teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.11.2020 tarihli ve 14-2016/337000 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği

Sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında müsnet suçtan takdiri indirim ve teşebbüs hükümleri uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuğun kendisine yönelik bir eyleminin olmadığını beyan ettiğine, katılan mağdure beyanlarının kendi içinde ve aşamalarda çelişkili olduğuna ve usul ve kanuna aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, katılan mağdure beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna, tanık ...'in sanığın, katılan mağdureye yönelik bir eylemi olmadığını beyan ettiğine, adlî raporda katılan mağdurenin bakire olduğunun belirtildiğine, usul ve kanuna aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

D. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Katılan mağdure beyanları, adli rapor ve tanık anlatımı gözetilerek sanık ile suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin tamamlanmış kabul edilmesi gerekir iken teşebbüs hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, yine çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan iddianame ve esas hakkında mütalaada talepte bulunulmuş iken bu suçtan hüküm kurulmamasının bozmayı gerektirdiğine ilişkindir.

Mahkemece ''...SSÇ ...'un, sanık ... ile arkadaş olduğu, olay günü gece saat 23: 00-24: 00 sıralarında sanık ...'ın mahkememizce tanık olarak dinlenen ... ile birlikte ... ilçe merkezindeki bir lokantada yemek yedikleri, saat 23: 00 sıralarında SSÇ ...'in, mağdure ...'yı arayarak konuşmak istediğini söylediği, bunun üzerine; mağdurenin 23: 30 sularında evlerinin olduğu bölgede bulunan ... Anadolu İmam Hatip Lisesinin olduğu bölgeye giderek SSÇ ile buluştuğu, bir süre sohbet ettikleri, mağdurenin beyanı içeriğine göre, SSÇ ...'in, mağdureye ... ... ile cinsel ilişkiye girip girmediğini sorduğu, mağdurenin olumsuz cevap vermesi üzerine bir süre daha sohbete devam ettikleri, bu sırada SSÇ ...'un arkadaşı sanık ...'e telefon açmak sureti ile bulunduğu yeri bildirdiği ve kendisini almasını talep ettiği ve bunun üzerine sanık ...'in yanında tanık ... de olduğu halde kullandığı araç ile birlikte SSÇ ... ve mağdurenin bulunduğu bölgeye geldikleri, SSÇ ...'un arabaya bindiği, mağdurenin evine gitmek üzere hareketlendiği, SSÇ ve sanığın içinde bulunduğu aracın bir süre gitmesinden sonra durduğu, tanık ...'in anlatımına göre; SSÇ ...'un, tanık ... ile sanık ...'e, mağdureyi kastederek "bu kızı ... patlatmış, benim eski arkadaşımdı, isterseniz arabaya alalım" şeklinde söz söylemesi üzerine, sanık ...'in kullandığı aracı durdurduğu, SSÇ'nin, mağdureye biraz gezeceklerini söyleyerek arabaya bindirdiği, böylece; SSÇ ..., sanık ..., mağdure ... ve tanık ...'in araç ile dolaşmaya başladıkları, bu sırada SSÇ ...'in, mağdureye "... ile birlikte olmuşsun, bizimle de birlikte ol" şeklinde söz söylediği, mağdurenin olumlu veya olumsuz cevap vermediği, ... Mahallesine doğru bir süre gidildikten sonra tanık ...'in araçtan indiği, bu sırada mağdurenin aracın sağ ön koltuğunda olduğu, diğer sanık ...'in ise aracın arka koltuğunda olduğu halde SSÇ ...'un mağdureye "ya bizimle kendi rızanla birlikte olursun ya da üçümüz seninle ilişkiye gireceğiz" şeklinde söz söylediği, mağdurenin olumsuz cevap vermesi üzerine, SSÇ ...'un aracın ön koltuğunda oturan mağdurenin yanına geçerek mağdurenin üstünü çıkardığı, kendi üzerini de çıkardığı, mağdureye yönelik cinsel istismar eylemine başladığı, bu sırada mağdurenin bağırması ve ağlaması üzerine, aracın dışında bulunan tanık ...'in aracın yanına geldiği, cama vurmak sureti ile SSÇ ...'in mağdureye yönelik cinsel istismar eylemine son vermesini istemesi üzerine, SSÇ ...'in eylemine son verdiği, mağdurenin aynı araç ile birlikte tanık ..., SSÇ ... ve sanık ... da olduğu halde ... ilçe merkezine döndükleri ancak mağdurenin kendisine bir şey yapacağı düşüncesi ile eve göndermedikleri, sabaha kadar aracın içerisinde tuttukları, olayın bu şekilde geliştiği mahkememizce kabul edilmiştir...'' şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 18.04.2000 doğumlu olup hükümden sonra dosyaya dilekçe sunduğu 19.06.2021 tarihinde reşit olan katılan mağdurenin, sanık ...'ten şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince iştirak halinde işlenen suçlarda sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçmenin diğerini de kapsaması nedeniyle sanık ... ile ilgili vazgeçme suça sürüklenen çocuk ...'e de sirayet edeceğinden, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin sanık ile suça sürüklenen çocuk yönünden davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden mağdure vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir. Bu nedenle Tebliğnamede katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısı, Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık ile Suça Sürüklenen Çocuk Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden

1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 26.09.2015 yerine 20.09.2015 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.

2. Sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ile suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. O Yer Cumhuriyet Savcısı, Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık ile Suça Sürüklenen Çocuk Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/277 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararında sanık ile suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ile suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2023 tarihinde karar verildi.