SAYISI:
2019/1024 Esas, 2022/756 Karar
DAVACI-KARŞI DAVALI:
Yonca Kalıp ve Alimünyum Enjeksiyon İml. San.ve
Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
DAVALI- KARŞI DAVACI:
... vekili Avukat ...
Yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddi
karşı davanın kabulü
SAYISI:
2018/21 E., 2018/209 K.
Taraflar arasındaki, asıl davada tasarım hakkına tecavüzün men'i, haksız rekabetin tespiti, maddi, manevi tazminat; karşı davada tasarımın hükümsüzlüğü davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kokusuz küllük ismini verdiği ürününün Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) nezdinde 2016/03435, 2015/05800 numaralı tescilli tasarımlarının olduğunu, davalı tarafın davacı müvekkiline ait tasarım konusu ürünleri üretip sattığının tespit edildiğini, davalının fiillerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının, davacıya ait 2016/03435, 2015/05800 tescil numaralı tasarım konusu ürünleri ile iltibas yaratan ürünlerinin ve üretimine konu eşyanın kaldırılmasına, 3.000,00 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesine talep etmiştir.
1.Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının tescilli tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliğini haiz olmadığını, bu nedenle tescilli tasarımların hükümsüzlüğünün talep edildiğini, müvekkilinin eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğini, tecavüze dayanak yapılan tasarım tescillerinin harcı alem hale gelip dünyanın pek çok yerinde ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin üretildiğini ve tescil edildiğini, hükümsüzlük kararlarının geriye etkili olup ihlalden söz edilemeyeceğini davacının tasarım tescillerinden önce ayırt edilemeyecek şekilde benzerlerinin kamuya sunulduğunu belirterek davacı adına tescilli 2016/03435 ve 2015/05800 no.lu tasarımların hükümsüzlüğüne, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı- karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde, davalı tarafından müvekkilinin en çok taklit edilen ürününün kafesli ürün olduğunu, müvekkilinin geniş bir renk skalasında kafes ve küllüğü ayrı kalıplarda ürettiğini ve farklı renk kombinasyonları ile tüketiciye sunduğunu, karşı davacı tarafından sunulan görsellerin müvekkilinin kafesli ürün olan 2015/03435 no.lu tasarım görselleri ile bir ilgisinin bulunmadığını, kafesli bir görselin dosyaya sunulamadığını, internet arama motorunda yapılan aramaların her zaman doğru sonuç vermediğini, bu nedenle internet görsellerini delil olarak kabul etmediklerini, karşı davacı tarafından sunulan örnek tasarım tescillerinin müvekkilinin tasarım tescillerinden farklı olduğunu, hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, 2015/08134 no.lu tasarım tescili nedeni ile açtıkları davada müvekkilinin tasarımları ile sunulu tasarımın benzemediğine karar verilmiş olup istinaf sürecinin devam ettiğini, karşı davacı tarafından sunulan tasarımlara da benzemediğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2016/036035, 2015/05800 sayılı tasarım tescillerinin davacının tasarım haklarını kanıtlar nitelikte olduğu, davalı ürünlerinin, davacının 2015/05800 ve 2016/036035 no.lu tasarımlarına benzer olduğunun değişik iş davası ile tespit edildiği, davacı, tasarım ihlalini ileri sürerek men ve tazminat istemiyle dava açtığından bu iddiaların teknik olarak araştırılması gerektiği, bilirkişi raporunda karşı davacının dayandığı yenilik bozucu, açıklanmış tasarımlar ve belgelerin incelendiği, 2010 yılında internet ortamına yüklenmiş olduğu ... olan görsellerle esasen ürünün yeniliğinin bozulduğu, bütün çoklu tasarımlar değerlendirilerek davacı tasarımlarının ayırt edicilik taşımadığının belirlendiği, diğer ülke tescillerinin, WIPO tescilinin de yeniliği bozduğunun anlaşıldığı, karşı davanın konusu olan her iki tasarımın hükümsüz olduğu sonucuna varıldığından tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarının dinlenemeyeceği, yani tasarım tescil belgesi hükümsüz kılındığında, kararın geçmişe etkili olduğu, davacı lehine tasarım hakkının hiç doğmadığından tasarıma tecavüz ve tazminat taleplerinin dayanaksız olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişinin ... ... görselleri değerlendirmediğini, hangi tasarımın hangi delil nedeni ile yenilik unsurunun ortadan kalktığını ortaya koymadığını, müvekkiline ait 2015/05800 tescil numaralı çoklu tasarımlarının ... ve ayırt edici olduğunu, karşı davacı tarafından sunulan delillerin tamamının yuvarlak kül tabağı tasarımlarına ilişkin olup ... bir tane kare ya da üçgen tasarım bulunmadığını, dava dışı üçüncü kişinin altıgen tasarımı aleyhine açılan davada müvekkilinin tasarımları ile o davalının tasarımlarının benzemediğine karar verildiğini, bu durumun da müvekkilinin kare ve üçgen tasarımlarının karşı davacı tarafından sunulan deliller karşısında ... olduğunu gösterdiğini, bilirkişinin yuvarlak tasarım karşısında müvekkilin ürünlerinin ... olmadığını belirtmek suretiyle hatalı değerlendirme yaptığını, karşı davacı tarafından sunulan görseller ile müvekkili şirkete ait kare ve üçgen tasarımların altı, üstü, köşeleri ve hiçbir yerinin benzemediğini, müvekkiline ait 2016/03435 numaralı çoklu tasarımlarının tamamının da karşı davacı tarafından sunulan tasarımlardan farklı olduğunu, kafessiz tasarımların karşı davacı tarafından sunulan tasarımlar ile benzerliğinin bulunmadığını, müvekkiline ait tasarımların sigara bölümleri, sayısı, köşeli gelişi, alt tasarımlarının farklı olduğunu, başka bir davada alınan raporda müvekkilinin tasarımlarına rağmen dava dışı ... ...'in ürününün ... olduğunun kabul edildiğini, raporlar arasında açık bir çelişki oluştuğunu, müvekkiline ait kafesli tasarımların en büyük özelliğinin kafesin ayrı bir kalıp ile üretilmesi ve kafesin takılıp çıkartılması olduğunu, bu bağlamda kafesin başlı başına tasarıma ayırt edicilik kattığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen her iki şartın da gerçekleşmiş olup, müvekkilinin ürününde yer ... kafesin gözükür durumda ve kafesin ürün ile renk ve biçim açısından farklı kombinasyon oluşturması nedeni ile ... ve ayırt ediciliğe haiz olduğunu, seçenek özgürlüğü dikkate alındığında kafes için ayrı bir kalıp oluşturularak üründen tamamen farklı bir şekilde üretilerek ürün eklendiğini, ister mevcut ürüne isterse diğer ürünlere farklı renk kombinleri ile eklenebildiğini, bu durumun tüketicilerin kendi zevk ve istekleri nezdinde farklı opsiyonlar yaratma şansını doğurduğunu, bilirkişinin piyasada daha önce kafesli bir ürün bulunmadığını belirtmesine rağmen müvekkilinin değişik tasarımlarının hiçbirinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı tespitinin çelişik olduğunu, bilgilenmiş bir kullanıcı bir uzman olmayacağı için tasarımdaki detay farklılıklarındansa tasarımın ayırt ediciliğini sağlayan görünüm özelliklerine dikkat edeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddini istemiştir.
2.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ana davada beş adet, karşı davada dokuz adet talep ve dava konusunun bulunduğunu, objektif dava birleşmesi söz konusu olup her biri ayrı dava konusu istem yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, asıl ve karşı davada birbirinden farklı tasarımlar açısından ayrı ayrı savunma yapılarak ayrı ayrı delil sunulduğunu, vekâlet ücretine eksik hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda, karşı davacı tarafından dosyaya sunulan tesciller ve daha önce kamuya sunulan ürünlerin ... ... incelenerek davacı-karşı davalı adına tescilli 2016/03435 numaralı 1,2,3,4,5,6 ve 2015/05800 numaralı 1,2,3 nolu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ... ve ayırt edici olmadığının tespit edildiği, mevzuata uygun şekilde, tasarımı bilgilenmiş kullanıcı gözüyle inceleyen bilirkişi raporunun dayanaklı, denetime elverişli ve bilimsel olup rapora itibar edilerek karşı davalı adına kayıtlı 2016/03435, 2015/05800 tescil no.lu çoklu tasarımların ... ve ayırtedici olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, 554 sayılı mülga Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 45 ... maddesi uyarınca hükümsüzlük kararının sonuçlarının geriye etkili olduğu, davacı- karşı davalı adına tescilli 2016/03435, 2015/05800 tescil no.lu çoklu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığı gerekçesi ile verilen hükümsüzlük kararı geriye yönelik olarak etki doğuracağından ve tasarıma tecavüz söz konusu olmadığından tescilli tasarıma tecavüzün giderilmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin asıl davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, davalı - karşı davacı vekilinin asıl ve karşı davada hükmedilen vekâlet ücretlerine ilişkin istinaf itirazlarına gelince; asıl davada davacı tarafın her biri ayrı bir davaya konu olabilecek tasarıma tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat olmak üzere üç ayrı istemi ... bir dava içinde talep ettiği, objektif dava birleşmesinin söz konusu olduğu, somut olayda asıl davadaki üç ayrı talebin de reddine karar verildiğinden, reddedilen tasarıma tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat taleplerini içeren her bir dava için davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarife hükümleri uyarınca ayrı ayrı vekâlet ücreti tayin edilmesi gerekirken asıl davada tasarıma tecavüzün önlenmesi talebi yönünden ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı, davalı vekilinin asıl davada vekâlet ücretine ilişkin istinaf itirazlarının bu yönden haklı olduğu, karşı davada davalı adına tescilli 2016/03435, 2015/05800 tescil no.lu çoklu tasarımların hükümsüzlüğü ve sicilden terkinlerine karar verilmesinin istendiği, Mahkemece karşı davanın kabulüne karar verildiği, hükümsüzlüğü istenen her bir çoklu tasarım sayısı kadar vekâlet ücreti verilmeyeceğinden mahkemece kabulüne karar verilen karşı davada karşı davacı lehine ... vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, karşı davacı vekilinin karşı davada 9 ayrı vekâlet ücreti hükmedilmesine ilişkin istinaf itirazının yerinde görülmediği, ayrıca asıl davada da tasarıma tecavüzün önlenmesi istenen her bir çoklu tasarım sayısı kadar vekâlet ücreti verilemeyeceği gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı -karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeninden hüküm tesisine buna göre asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Asıl dava tescilli tasarıma tecavüzün giderilmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine, karşı dava ise davalı adına tescilli çoklu tasarımların ... ve ayırdedici olmadığından bahisle hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.554 sayılı KHK'nın 45,56 ncı maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı-karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.