SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2019/915 Esas, 2019/2069 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

1-Sanık müdafiinin temyizine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin, sanığın yüzüne verilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 13.06.2022 tarihinde vekâletname vererek temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, REDDİNE,

2-Sanığın temyizine ilişkin olarak yapılan incelemede ise;

a-Konut dokunulmazlığının ihlâli suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,

b-Hırsızlık suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede ise;
5271 sayılı Kanunu’nun 293/2. maddesinde yer alan "Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin Bölge Adliye Mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir." şeklindeki düzenleme karşısında; hüküm yüzüne karşı verilen sanığa Bölge Adliye Mahkemesi
gerekçeli kararının aynı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin" ihtaratı ile tebliğ edilmesi zorunluluğuna uyulmaması nedeniyle gerekçeli kararın sanığa usûlüne uygun şekilde (Sanığın cezaevinde olması hâlinde cezaevinde tebliği, aksi hâlde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi hâlinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve ek Tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.