HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında, Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2017/131 Esas, 2018/305 Karar sayılı kararı ile; sanığın öğrencileri olan katılan mağdureleri uzun süreli kucağına oturttuğu, katılan mağdurelerin dudaklarından öptüğü şeklinde kabul edilen olayda çocuğun cinsel istismarı suçundan, katılan mağdure ... yönünden 2015 yılında gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay, 2017 yılında gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle aynı Kanun'un 6763 sayılı Kanunla değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün, mağdure ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle aynı Kanun'un 6763 sayılı Kanunla değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2018/218 Esas, 2019/588 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan ... ve katılan mağdure vekili, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvrularının kabulüyle duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanığın katılan mağdurelerin dudaklarından öptüğü şeklinde kabul edilen olayda, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, katılan mağdure ... yönünden 2015 yılında gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi. 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün, 2017 yılında gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün, mağdure ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2022 tarihli 14-2019/87523 numaralı onama görüşlü Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Tanıkların katılan mağdure ... yönünden görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını, sanığın dizine oturtma ve yanaktan öpme şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerinin cinsel amaçlı olmadığının tüm beyanlar ve Mahkemelerin kabulleri ile sabit olduğunu, mesaj kaydında sanığın bir yanlış anlaşılma olduğuna dair savunmasının Mahkemece sanığın inkarda bulunmadığı olarak kabul edilmesinin zorlama bir yorum olduğunu, idari soruşturmada iş bu dosyanın sonucunun beklenmesi gerekirken meslekten çıkarma yaptırımının karara gerekçe yapıldığını, sanığın samimi inkar savunması, tanık ifadeleri, katılan mağdure ...’in çelişkili ve yönlendirmeli, katılan annesinin kaçamaklı beyanları, husumet bulunması, diğer katılan mağdurenin beyanlarıyla sanığın suçu işlemediğinin sabit olduğunu, katılan mağdure ...’in beyanlarının diğer mağdure tarafından da doğrulanmadığını, adlî görüşme raporlarının kabul edilemeyeceğini, sanığın katılan anneyle arasına mesafe koyması nedeniyle husumet oluştuğunu ve şikayetten vazgeçtiğine dair ikinci bir dilekçe sunduğunu, mağdure ...’nın katılan anne tarafından yönlendirildiğini ve şikayetçi olmamasının sanığın kötü bir şey yapmadığını düşünmesinden kaynaklı olduğunu, sınıf ortamında atılı suçun işlenmesinin mümkün olmadığını, temel cezada teşdit uygulanmasının hatalı olduğunu, zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılamayacağını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan ... ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aştığını, sarkıntılık olarak nitelendirilip zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının çelişki oluşturduğunu, eylemlerine bir yıllık aradan sonra devam etmesinin kastını gösterdiğini, cinsel dürtülerine sahip olamadığının eşi ve katılan anne hakkındaki beyanlarıyla sabit olduğunu, katılan mağdure ...’nın sanığın duruşma salonundan çıkarılmasından sonra rahat ifade verdiğinin zapta geçtiğini, tanık ... ’in katılan mağdure ve katılan annesi ile husumeli olduğunu, kaldi ki tanığın hazırlık aşamasında katılan mağdurelerin iddia ettiği cinsel eylemi tarif ettiğini, tanık ifadelerinin katılan mağdurelerin iddialarını doğruladığını, sanığın çelişkili savunmalarda bulunduğunu, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca sanık hakkında verilecek cezanın beş yıldan az olamayacağını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aşması nedeniyle üst sınırdan takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.

A. Sanığın Mağdure ...'ya Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden

1. Mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımları ile on altı yaşında olduğu 31.01.2024 tarihinde babası ...'nin sunduğu mağdurenin de imzasının bulunduğu dilekçede mağdurenin yargılama aşamasındaki beyanlarının gerçeği yansıtmadığının, sanığın mağdureye yönelik cinsel eylem gerçekleştirmediğinin beyan edildiği, sanık savunması, tanıkların çelişkili ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanığın Katılan Mağdure ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sanığın aşamalarda katılan anne ... ile gece geç saatlere kadar mesajlaştıklarına ve konuştuklarına dair beyanı dikkate alındığında sanık ile katılan anne arasındaki görüşmelere ilişkin HTS kayıtlarının dosya arasına getirtilerek sanığın bu yöndeki ve diğer husumet savunmalarının dosyada yer alan delillerle birlikte değerlendirilmesinden sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği halde bu konuda herhangi bir tespitte yapılmaksızın yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabule ve uygulamaya göre ;
a. Bölge Adliye Mahkemesince suç tarihlerinde on beş yaşından küçük katılan mağdureye yönelik iradeyi etkileyen herhangi bir sebep olmaksızın gerçekleştirilen cinsel eylemler nedeniyle "TCK 103/1-b" maddesi delaletiyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

b. Sanığın katılan mağdureye yönelik 2015 ve 2017 yıllarında bir suç işleme kararının icrası kapsamında, birden fazla kez gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle tek cezaya hükmedilip, cezanın zincirleme suç hükümleri gereğince arttırılması gerekirken, ayrı iki suç kabul edilerek fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2018/218 Esas, 2019/588 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılan ... ve katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.