İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda; hakkında hırsızlık suçundan soruşturmaya başlanan sanığın ifadesi alınırken "kendisini ...." olarak tanıtması ile bir kısım belgenin bu beyana göre düzenlenmesi karşısında; gerçekte bu isimde bir kişinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve gerçekte böyle bir kişinin bulunması durumunda sanığın eyleminin TCK. 268. delaletiyle TCK. 267. maddesindeki iftira suçunu, böyle bir kişinin bulunmaması durumundan ise; TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile sanığın beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
8. Ceza Dairesi - E. 2017/15412 - K. 2020/598
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 8. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2017/15412 |
| Karar No | 2020/598 |
| Karar Tarihi | 14.01.2020 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü