HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
Sanıklar hakkında, Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli kararı ile hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedildiği, bu hükümlere ilişkin sanıkların istinaf talepleri üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 145/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'in temyiz isteminin, mağdurun çalınan eşyanın mağazada bulunduğuna dair savunması da gözetildiğinde atılı suçu işlediğine dair bir delilin bulunmadığına, mağdur ve tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, beraatine karar verilmesini talep ettiğine; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise sanıkların atılı suçu işlediklerinin her türlü şüpheden uzak, inandırıcı ve kesin deliller ile ortaya konulamadığına, tanık ve müşteki beyanlarının soruşturma aşamasından itibaren tutarsız olduğuna, sürekli aktarma beyanlarla ifade verdiklerine, kabinde bulunan kazağın sanıklara ait olup olmadığı yönünde araştırma yapılmadığına, sanıkların olaydan kısa bir süre yakalanmalarına rağmen, üst aramalarında ne giydiklerine dair bir tespitin yapılmadığına, Mahkemece eksik araştırma ve yanlış değerlendirme ile karar verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek ancak 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin birinci fıkrası ve birici fıkrasının (h) bendindeki düzenlemeler ile hukuka kesin aykırılık hallerinin var sayıldığı durumlarda temyiz dilekçesi veya beyanında bu husus gösterilmiş olmasa dahi Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2020 tarihli ve 2019/20-358 Esas, 2020/197 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği gibi hiçbir temyiz nedeni içermediği tespit edilen bir temyiz başvurusu bakımından aynı Kanun'un 289. maddesinde yer alan hukuka kesin aykırılık hallerinin kendiliğinden gözetilemeyeceği, ancak bir temyiz nedeninin varlığı hâlinde mutlak hukuka aykırılık hâlleri kapsamında temyiz incelemesi yapılabileceğinden hukuka kesin aykırılık sebebiyle hükmün bozulacağı hususu da nazara alınarak- yapılan incelemede;
Her ne kadar sanık ...'ya kovuşturma sırasında Baro'dan müdafii tayin edilmiş ise de sanık ...'ın sorgusunun alınmasından sonraki tarihte müdafiinin vekillikten çekildiğine dair dilekçe verdiği, bu dilekçenin sanık ...'a tebliğ edildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezaların alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'e zorunlu müdafi atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği halde sanık ... 'in savunmasının müdafii hazır edilmeden alınması ve sanık ...'ya yeniden zorunlu müdafi atanıp zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e ve h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan
nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği istem gibi BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca dava dosyasının Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.