Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

1- 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesinde öngörülen 30 günlük yasal önödeme süresi beklenmeksizin iddianame düzenlenerek dava açıldığı ve 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, Gümrük İdaresi'nce belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "Gümrük İdaresi'nce" ibaresinin 30/12/2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18/09/2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınıp, alanında uzman bilirkişinin belirleyeceği cif değeri üzerinden hesaplanacak olan gümrüklenmiş değerin 3 katının sanığa usulüne uygun şekilde önödeme önerisi olarak tebliğ edilip sonucuna göre karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

2- Sanık adına yazılan talimat evrakına, sanığa çıkartılan talimatların bila iade geldiği, dosya kapsamında, sanık adına çıkarılan ve 5271 sayılı CMK'nın 195. maddesi uyarınca, gelmese de duruşma yapılarak davanın sonuçlandırılacağına dair meşruhat içermesi gereken bir davetiye bulunmadığı gözetilmekle sanığın yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 32l, maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.