TCK'nın 157/1, 207/1,62/1, 52/2,51/1-6-7-8. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet
Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, avukat bürosunda avukat katibi olarak, katılan ...'ün aynı büroda bir dönem avukat stajyeri olarak çalıştığı, katılan ...'ün avukatlık stajını tamamladıktan sonra sanığın müvekkil bulduğu bahanesi ile kendisinden vekaletname çıkartmaya yarayacak bilgileri edindiği, katılan ...'tan avukat adına açacağı dava için masraf ve ...'ten edindiği bilgilerle vekaletname aldığı, sonrasında katılan ... adına sahte imza ile dava açtığı iddia edilen somut olayda;
1-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanık savunması, katılan beyanları ve diğer deliller bir arada değerlendirilerek, sanığın atılı dolandırıcılık suçunu işlediğini sabit gören mahkeme kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın suç kastının bulunmadığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanığa dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanığın özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını birlikte işlediği anlaşılmasına rağmen özel belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu, basit dolandırıcılık suçunun mağdurunun da katılan ... olması sebebiyle, mağdurların farklı olmasından dolayı basit dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 14/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.