TCK'nin 82/1-d, 29/1,62,53/1,63. maddeleri uyarınca 19 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin.

Baro Başkanlığının sanık hakkında maktule yönelik açılan kamu davasına katılma hakkı bulunmadığından, ... vekilinin bu hükme yönelik temyiz talebinin CMUK 'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir .
Toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanık ...’ın maktul ...’ye yönelik nitelikli kasten öldürme suçunun sübutu kabul; oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, tahrik ve takdire ilişkin cezayı azaltıcı nedenin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan; Cumhuriyet savcısının eylemin tasarlayarak öldürme suçunu oluşturduğuna, tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine, katılanlar .... ve.... vekilinin eylemin tasarlayarak öldürme suçunu oluşturduğuna, tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-) Oluşa ve dosya içeriğine göre, maktulün eşi olan sanığa karşı sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak evlilik birliğinin devamı sırasında tanık ... ile ilişki yaşaması ve olay öncesinde hakaret içeren sözler sarfetmesi karşısında, sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi gereğince makul düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
2-) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. ve 2015/85 K. Sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 19/02/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.