Sanık hakkında; TCK'nın 155/1,43,62,52/2-4,53,51 maddeleri gereğince mahkumiyet

Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlar ile sanığın kardeş oldukları, katılanların babalarından miras kalan ... Mahallesinde bulunan ...parselden ayrılma ... ve ... numaralı parsellerin işlerini takip için ....noterliğinden 19.3.2012 tarihli vekaletname verdikleri, sanığın katılanların rızası hilafına... sayılı parseli 26.11.2012 tarihinde ...’e ve... sayılı parseli 23.11.2012 tarihinde ... isimli şahıslara sattığı ancak satım bedellerinden katılanların hisselerine düşen paylarını vermediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan beyanları, tanık ifadeleri ve dosya kapsamından; sanığa katılanlar tarafından.... Noterliği'nin 19/03/2012 tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vekaletname ile müteveffa babalarından intikal eden suça konu ... ve ... numaraları parsellerin ifraz olduğu ... parseldeki taşınmazında yer aldığı taşınmazların satış yetkisini de içeren genel yetki verildiği, sanık ile katılanlar arasındaki uyuşmazlığın vekalet ilişkisinden kaynaklanan hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; atılı suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmonulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.