Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/06/2010 gün ve 2007/40-2010/159 sayılı kararı onayan Daire’nin 11/04/2012 gün ve 2010/14108-2012/5788 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkili şirketin oto yedek parçalarının pazarlanması için kurulduğunu, 07,12,17. ve 35. sınıflar yönünden tescilli, 07/09/2000 tarih ve 18814 sayılı "ATAK TAŞIT YEDEKLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. + Şekil" markasının sahibi olduğunu, davalı ATAK SANAYİ TEKERLEKLERİ...Ltd Şti'nin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ATAK+ŞEKİL” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, 2003/11471 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine, müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, 2005-M-2781 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum işlemlerinin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen “ATAK + ŞEKİL" ibareli başvurunun bir bütün olarak bıraktığı izlenimin davacıya ait markadan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı markasında kalan mallar ile davacı markasının kapsadığı malların bir birinden farklı olduğu, davacı markası ile davalı başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.