Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği görüşüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2013/43 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Katılan mağdure ile ağabeyi olan suça sürüklenen çocuk arasında iftira atmayı gerektirecek bir husumetin bulunmadığına, katılan mağdurenin bakire olmadığına ve ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin dosyada mevcut raporların bulunduğuna, açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunduğundan hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine yöneliktir.
Suça sürüklenen çocuğun, kız kardeşi olan katılan mağdureyi, suç tarihi olan 2011 yılı Mart ayı içerisinde öğlen saatlerinde odasına çağırdığı ve katılan mağdure ile zorla cinsel ilişkiye girdiği, bu olaydan yaklaşık olarak bir ay kadar sonra yine katılan mağdure ile suça sürüklenen çocuğun evde yalnız bulundukları sırada suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin yanına geldiği ve bir kez daha katılan mağdure ile zorla cinsel ilişkiye girdiği iddiasıyla açılan kamu davasında; katılan mağdurenin aşama beyanları, katılan mağdurenin bakire olduğuna dair ve içeriğinde suça sürüklenen çocuk tarafından istismara uğradığına dair maddi bulgu içermeyen Adli Tıp raporu ile dosya kapsamına göre aksi ispat edilemeyen savunmaları birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğum üzerine yüklenen suçu işlediğine dair bu suçtan mahkumiyetine yeter nitelikte her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden suça sürüklenen çocuk hakkında üzerine atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2013/43 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Davadosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.