İftira suçundan sanık ...'ın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2011 tarihli ve 2011/114 esas, 2011/399 sayılı kararının infazı sırasında, adı geçen hükümlünün 11.04.2012 tarihli Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna eklenen 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik hükümlerinin hakkında uygulanması talebinin kabulü ile cezasının koşullu salıverilme tarihi olarak belirlenen 08.09.2012 tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesine ilişkin Salihli İnfaz Hakimliğinin 24.04.2012 tarihli ve 2012/144-142 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2012 tarihli ve 2012/626 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesinin 1. fıkrası (a) bendi uyarınca "Açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçiren koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin talebi halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, infaz hakimi tarafından karar verilebilir."
Yine 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinin 2. fıkrasına göre "Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi halli hükümlüler, açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının oluşmasından itibaren en az altı aylık sürenin geçmiş olması durumunda, diğer şartları da taşımaları halinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler."
Ayrıca, aynı Kanunun geçici 3/1. maddesi gereğince "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle açık ceza infaz kurumunda bulunan ya da kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşıyan iyi halli hükümlülerin talepleri halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilir."
Şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamına göre; somut olayda; hükümlü ...'ın 24.04.2012 tarihli disiplin kurulu kararı ile açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya hak kazandığı anlaşılmakla, 6291 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 11.04.2012 tarihinden önce açık ceza infaz kurumunda bulunmadığı ve bulunma şartlarını da taşımadığı cihetle 5275 sayılı Kanunun geçici 3/1. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri şeklinde infaz edilmesine karar verilemeyeceği gibi, adı geçen hükümlünün aynı Kanunun 105/A maddesinde belirtildiği üzere son altı ayına kesintisiz olarak açık ceza infaz kurumunda geçirmediği ya da açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının oluşmasından itibaren altı aylık sürenin gerçekleşmemiş olduğu dikkate alındığında bu kanun maddesi hükümlerine göre de cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri olarak infaz edilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 25.05.2012 tarih ve 2012/9134/31191 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2012 tarih ve 2012/152236 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.04.2012 tarih ve 2012/626 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.