Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı ...vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin annesi ...'nın 10.06.2016 tarihinde davalı ... şirketince sigortalı, davalı ...'nın adına kayıtlı, diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracın içinde yolcu olarak bulunduğu esnada sürücünün aracın hakimiyetini kaybederek dereye uçması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitirdiğini, müvekkilinin ise yaralandığını, müvekkilinin babası 'nın da kazadan kısa bir süre sonra vefat etmesi üzerine müvekkilinin kısıtlanarak kendisine amcası ...'nın vasi olarak atandığını, muris 'nin tek mirasçısının davacı olduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sürücü 'in aracı alkollü olarak kullanması sebebiyle kusurlu olduğunu, diğer davalı ...'nın da kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, kaza sebebiyle davalı şirkete yaptıkları başvurudan olumlu sonuç alınamadığını, müvekkilin annesinin vefatı ile desteğinden yoksun kaldığını, olay nedeniyle henüz çocuk yaşta annesini kaybeden müvekkilinin yaşadığı manevi çöküntünün hiç bir şekilde telafi edilemeyeceğini belirterek şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze gideri ve 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 10.02 2020 tarihli dilekeçesiyle madde tazminat talebini 113.585,56 TL'ye artırmıştır.

Davalı ... cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurun kendisine olmadığını, aracın direksiyon simidinin çıkması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, alkollü olmasından kaynaklanmadığını, alkolün etkisinde olsaydı ırmaktan diğer dört şahsı araç içerisinden çıkaramayacağını, kendisinin de yaralı olduğunu, kaza yerinin keskin bir viraj olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; şirket nezdinde sigortalı aracın 04.03.2018 tarihinde karıştığı kazada ...'nın vefat ettiği belirtilerek şirketten tazminat talebinde bulunulması üzerine hasar dosyası açıldığını, hasar dosyasının açılmasını takiben TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre tazminat hesaplaması yapıldığını, 44.814,14 TL tazminat tutarının 19.06.2018 tarihinde hak sahibi olan davacıya ödendiğini, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin sorumluğunun sona erdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ... şirketinin işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı ... şirketinin zararın tamamından sorumlu olduğu, dosyaya sunulan aktüerya bilirkişisinin raporunun usule ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla 112.285,56 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.300,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 113.585,56 TL maddi tazminatın davalılardan Allianz Sigorta için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile, diğer davalılar için olay tarihi olan 10.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ve davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.06.2016 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen olarak alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının davalının eyleminin hukuka aykırılığının ağırlığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktar olmaktan çok uzak olduğunu ve duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tüm zararının yapılan ödeme ile karşılandığını, müterafik kusur indirimi yapılmadığını, murisin sürücünün alkollü olduğunu bilerek ve isteyerek araca bindiğini, davacı tarafça sunulan sağlık kurulu raporunun mevzuata aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dava açıldıktan sonra 19.06.2018 tarihinde sigorta şirketi tarafından davacıya 44.814,14 TL ödeme yapıldığı, yapılan bu ödeme davadan sonra olduğu için güncelleme yapılmadan toplam tazminattan düşülmesi gerekirken yıllık %9 yasal faiz uygulanıp güncellenerek toplam tazminattan düşüldüğü, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacının çok daha fazla alacağı bulunduğundan davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının reddi gerektiği, olayda davalı sürücü in kaza anında 1.23 promil alkollü olduğu sabit olduğu gibi bu davalının soruşturma aşamasında karakoldaki beyanında alkolü yaylada sabah saatlerinde aldığını belirttiği, ölen ...'nın davalı ...'in alkollü olduğunu bile bile araca bindiğine dair herhangi bir delilin dosyaya sunulamadığı, bu nedenle davalı vekilinin müterafik kusur bulunduğuna dair istinaf itirazlarının da reddi gerektiği, davalı ... şirketi vekilince hükme esas alınan ek rapora itiraz edilmediği için bu raporun artık davacı yan için kazanılmış hak oluşturacağı, dolayısıyla süresinde itiraz edilmeyen rapor içeriği kesinleştiğinden davalı vekilinin istinaf aşamasında bu yöne itiraz edemeyeceği öngörülerek bu anlamda tüm istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; davacının sağlık kurulu raporuna göre engelli olup anne sevgi ve şefkatine muhtaç olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve davacı için duyulan elem ve üzüntünün ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın son derece az olduğu, davacı küçük yararına taktiren 60.000,00 TL manevi tazminata hükmetmenin yerinde olacağı" gerekçeleri ile davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile 112.285,56 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.300,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 113.585,56 TL maddi tazminatın davalılardan Allianz Sigorta A.Ş. için temerrüt tarihinden (19.06.2018) itibaren işleyecek yasal faiz ile diğer davalılar için olay tarihi olan 10.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.06.2016 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ...vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafa sigortalı sürücünün %100 kusur oranma istinaden 19.06.2018 tarihinde 44.814,14 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile davalı ... şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, hükme esas alınan raporda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, ZMMS Genel Şartlarında da belirtildiği üzere sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması ve hesaplamada kişinin vergilendirilmiş gelirinin (bulunmuyor ise asgari ücretin) esas alınması gerektiğini, somut olayda ... tek taraflı kazaya karışan aracın sürücüsü olduğundan hem borçlu hem alacaklı sıfatlarını haiz olduğunu, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesiyle borcun sona ereceğini, açıklanan nedenlerle davacının tazminat talebinin reddi gerektiğini, dosyada mübrez epikriz/anamnez raporlarından ve evraklardan anlaşıldığı üzere müteveffanın emniyet kemeri takmadığı ve alkollü kişinin aracına bu hususu bilerek ve isteyerek bindiğini, bu nedenle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85,89,90,91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 52,53 ve 56 maddeleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları,

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.

Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek
uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde,TBK’nin 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Somut olayda, kazada vefat eden desteğin bulunduğu araç sürücüsü olay sonrasında alınan ifadesinde yolda giderken bir bira içtiğini, Espiye'de beklerken bir bira daha içtiğini belirtmiş, kazadan sonra yapılan alkol ölçümünde 53 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece; alkollü sürücünün aracına bilerek binen ve kaza neticesinde vefat eden ...'nın zararın doğumu ya da artması bakımından müterafik kusuru olduğu dikkate alınıp TBK’nin 52. maddesi uyarınca maddi tazminattan müterafık kusurunun bulunduğunun kabul edilerek Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında indirim yapılması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıAllianz Sigorta A.Ş.'ye iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararının bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.