Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 15.08.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; " müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen olduğunu, 26.07.2016 tarihinde açığa alındığını, 01.09.2016 tarihinde ihraç olduğunu, 03.10.2016 tarihinde FETÖ/PYD Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan gözaltına alındığını, 2 gün gözaltında kaldığını, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini ve kararın kesinleştiğini, görevinden ihraç edildiği için işsiz olan müvekkilinin özel sektörde de iş bulamadığını, ciddi olarak kazanç kaybına uğradığını belirterek; haksız gözaltı ve adli kontrol uygulanması nedeniyle 500.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın 03.10.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.

2.Davalı vekili 07.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; " davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3.Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2019 tarihli ve 2018/406 Esas 2019/70 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/882 Esas 2019/568 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.10.2021 tarihli, duruşma açılması gerektiği gözetilmeden, tazminat miktarlarının azaltılmak suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/113 Esas dosyası üzerinden Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yapıldığı, bu soruşturma kapsamında davacının 03.10.2016-04.10.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, daha sonra Sulh Ceza Hakimliği tarafından adli kontrol ile serbest bırakıldığı, davacının bu soruşturma sırasında Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Sakarya Bilim Sanat Merkezinde görev yaptığı, 26.07.2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, 01.09.2016 tarihinde 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verildiği, kararın 18.06.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının 03.10.2016-04.10.2016 tarihleri arasını başka bir dava dosyasından mahsup etmediği, gözaltına alınmasının kendi beyanları ile oluşmadığı, bu tarihler arasında haksız olarak gözaltında kaldığı ve tazminata hak kazandığı, Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğünün cevabi yazısına göre, davacının Erenler ilçesi, Sakarya Bilim Sanat Merkezi'nde görev yapmakta iken 672 Sayılı KHK ile görevinden çıkarıldığının belirtildiği, Cumhurbaşkanlığı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna davacı tarafından başvuruda bulunulduğu,OHAL Komisyonu kararının ve yargı mercinin kararlarının beklenmesi durumunda makul yargılama süresinin aşılabileceği gözönüne alınarak OHAL Komisyonunun davacının mesleğe iade konusundaki kararı beklenmeksizin karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 86,74 TL maddi ve 400 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 03.10.2016 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faiziyle davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf istemlerinin reddine, ancak; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacının gözaltında kaldığı (03.10.2016 - 04.10.2016 tarihlerinde gözaltına giriş ve çıkış saatleri dikkate alınmıştır) 1 gün için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak 43,37 TL’nin gelir kaybı olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda gözaltı süresi 2 gün olarak belirlenerek net asgari ücret üzerinden hatalı hesap yapılması suretiyle hesaplanan 86,74 TL'nin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görülerek hükmün maddi tazminat tayinine ilişkin kısmından "86,74 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "43,37 TL" ibaresinin yazılması sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/113 Esas 2018/260 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 03.10.2016-04.10.2016 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.06.2018 tarihinde kesinleştiği, göz altına alınma ve adli kontrol tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

1.Kamu görevinden ihraç edildikten sonra göz altına alındığı anlaşılan davacının maddi kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/882 Esas 2019/568 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.