B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2014/96 Esas ve 2015/795 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2014/96 Esas ve 2015/795 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/36728 Esas, 2017/29100 Karar sayılı kararı ile 03/01/2012 tarihli iddianamede, sanığın katılanı arayıp kendisini başkomiser olarak tanıtıp telefon numarası ile dolandırıcılık yapıldığını söyleyip para istemek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; eylemlerinin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/126 Esas ve 2020/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, olayla alakası olmadığı, mağdur olduğunu, gereğinin yapılması, beraatine karar verilmesi, olmadığı takdirde lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
1.Şikâyetçinin telefonla arandığı, arayan kişinin kendisini Başkomiser olarak tanıttığı ve şikâyetçiye telefon numarasını kullanılarak bazı şahısların dolandırıcılık yaptığını bu kişileri yakalamak için verecekleri hesaba para yatırmasının gerektiğini söylediği, şikâyetçinin de inanarak şahsın verdiği hesap numaralarına 3.900,00 ve 8.900,00 TL para yatırdığı, daha sonra şikâyetçinin kuyumcuya yönlendirildiği kuyumcu tarafından şikâyetçinin uyarılması üzerine dolandırıldığını anladığı anlaşılmaktadır.
2.12.03.2019 tarihli uzlaşma raporundan, sanık ve mağdurun tebligata süresinde cevap vermemesi nedeniyle tarafların uzlaştırılamadığına ilişkin rapor tanzim edildiği belirlenmiştir.
3.Mahkemesince, müştekinin para gönderdiği hesap sahibinin sanık ... olduğu, sanık ... aşamalarda alınan beyanlarında ...ten kredi kartını erteletmek için alıp kartları ...’a verdiğini ancak bu kişinin açık adres ve kimliğini bilmediğini bu şahsın da kendisine kartlara ihtiyacı olduğunu söylediğini, karşılığında herhangi bir para almadığını beyan etmiş ise de, sanığın ... isimli kişinin açık kimlik bilgilerini verememesi karşısında bu kişinin muhtemelen hayali bir şahıs olduğu, gerçekte ... isimli bir şahıs bulunsa bile, bu durumun sanığın dolandırıcılık suçuna aktif olarak iştirak ettiği gerçeğini değiştirmeyeceği zira sanığın akrabalığı veya yakın arkadaşlık gibi herhangi bir şahsi bağı olmayan bir kişiye herhangi bir menfaat temin etmeden kredi kartı vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu sanığın bu şekliyle gerçekleşen eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/126 Esas ve 2020/48 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.