TCK’nın 155/1,62,52,5. maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın...şubesine ait... çek numaralı 30.10.2011 keşide tarihli 8.000 TL bedelli, ... çek numaralı 30.11.2011 keşide tarihli 6.000 TL bedelli ve ... çek numaralı 30.12.2011 keşide tarihli 8.000 TL bedelli üç adet çeki ... emrine keşide edip ...'ya iletilmek üzere sanığa verdiği, bu konuda aralarında 11.05.2011 tarihli yazılı sözleşme de yaptıkları, sanığın çekleri alıp iki adet çeki ...'ya teslim ettiği, ancak...çek numaralı 30.10.2011 keşide tarihli 8.000 TL bedelli çeki ...'ya teslim etmediği, çek arkasına ... ismini yazıp sahte olarak imzalayıp ciroladıktan sonra çeki daha önceden borçlu olduğu ...'e verdiği ve bu şekilde üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 07/06/2017 tarih 2017/7335 E 2017/13825 K sayılı bozma ilamı, uzlaştırmanın gerçekleşmediğine dair 10/08/2017 tarihli rapor, sanığın samimi ikrarı, katılan beyanı ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet yönünde kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 19/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.