TCK'nın 157/1,62,52,50/1-a, maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kendisini kimliğini ve medeni halini farklı göstermek suretiyle tanıttığı, belli bir süre görüştükten sonra katılanın güvenini kazandığı, evli olmasına rağmen katılandan bu durumu gizleyerek katılana onunla evleneceğini söylediği, araç alacağını belirterek katılandan para istediği ve bunun üzerine katılanın sanığın hesabına 28.000 TL para gönderdiği, daha sonra katılanın sanığa ulaşamadığı bu suretle sanığın hileli davranışlarla katılanı kandırarak kendi yararına haksız menfaat sağlayarak üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Dairemizin 11/10/2017 tarih 2017/19850 Esas ve 2017/20034 karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere uzlaşma bürosuna gönderilmesi neticesinde, uzlaştırmanın gerçekleşmediğine dair 03/01/2018 tarihli rapor, sanık savunması, katılan beyanı ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet yönünde kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ve müdafinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 19/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.